Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/6426 E. 2010/9818 K. 07.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6426
KARAR NO : 2010/9818
KARAR TARİHİ : 07.07.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü … Mevkii 1560 parsel sayılı 3.400 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Ağustos 1956 tarih 90 sıra numaralı tapu kaydı uygulanarak tarla niteliği ile Neşet Umur adına tespit edilmiş, itirazsız kesinleşmiştir. Daha sonra satış yoluyla davalı şirkete geçmiştir.1561 parsel sayılı 2.366 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Ağustos 1956 tarih 218 sıra numaralı tapu kaydı uygulanarak tarla niteliği ile … adına tespit edilmiş, itirazsız kesinleşmiştir.Daha sonra satış yoluyla davalı şirkete geçmiştir. Davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazların kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığı iddiasıyla dava açmıştır.Mahkemece davanın kısmen kabulüne yönelik verilen kararın davacı ve davalı tarafından temyizi üzerine Dairece onanmış, Hazinenin karar düzeltme istemi üzerine bu kez bozulmuştur. Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 13.10.2005 gün 2005/9297 – 12218 sayılı bozma kararında özetle: “Hükme dayanak yapılan orman raporunun yetersiz olduğu, yörede 24.5.1956 tarihinde ilan edilerek kesinleşen tahdit haritasının uygulanmadığı, aplikasyon haritasına göre hat uygulaması yapıldığı, aplikasyonla ilk orman tahdidinin değiştirilemeyeceği, bu sebeple 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan ilk tahdit haritası, 1744 ve 3302 sayılı yasaya göre yapılan aplikasyon ve orman rejimi dışına çıkarma haritalarının, orman kadastrosu ve aplikasyona ilişkin işe başlama, işi bitirme, çalışma ve sonuçlarını ilan tutanaklarının orman yönetiminden getirtildikten sonra kesinleşen ilk orman kadastrosundaki ölçü teknikleri ile eski tarihli memleket haritasında bulunan sabit sabit noktaların bulundukları yerler zeminde tespit edilip, orman kadastro tutanağındaki en az 5-6 adet orman sınır noktası arazide bulunarak orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hattı, dava konusu parseller ve … parselleri de gösterecek biçimde uygulanması suretiyle belirlenmesi, zeminde bulunmayan noktaların yerleri zeminde var olan ve en yakın sabit orman sınır noktaları esas alınarak orman kadastro tutanaklarındaki açı ve mesafeler okunup ölçülerek orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hattına göre birer birer arazide bulunup röperlenmesi aynı yöntemle aplikasyon ve orman rejimi dışına çıkarma haritalarının uygulanması, kadastro paftası, tahdit haritası, aplikasyon ve orman rejimi dışına çıkarma haritalarının ölçekleri eşitlenerek taşınmazların bu haritalardaki konumlarının ayrı renklerle gösterilmesi, taşınmazların orman kadastrosuna göre konumlarının belirlenmesi , oluşacak sonuca göre karar verilmesi “ değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman tahdit haritası içinde kalan tapu kaydının iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 24.05.1946 tarihinde ilan edilerek yılında kesinleşen orman kadastrosu, 1959 yılında genel arazi kadastrosu, 09.08.1978 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 22.10.1987 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 07.07.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.