Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/3356 E. 2010/7214 K. 27.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3356
KARAR NO : 2010/7214
KARAR TARİHİ : 27.05.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi birleşen dosya davacısı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2008/5721 – 9786 sayılı 03.07.2008 günlü bozma kararında özetle: “Dosya içinde bulunan 04.11.2003 havale tarihli Orman Mühendisi … tarafından düzenlenen raporda çekişmeli taşınmazın tamamının eğiminin % 85 olduğu, üzerinde 0.6 kapalılıkta, 20 – 25 yaşlarında çam ağaçları ile münferit halde 8 -10 yaşlarında meşe ve gürgen ağaçlarının bulunduğu ve çam koru ormanı olduğu, 05.11.2003 havale tarihli uzman ziraat bilirkişi …’un raporunda da fiili durumun aynı şekilde açıklandığı, taşınmazın tarımsal amaçlı kullanılmadığı ve tarım arazisi vasfında olmadığının belirtildiği, son uzman orman bilirkişi kurulu raporunda ise üzerinde hiç ağaç olmadığına ilişkin açıklamaların taşınmazın üzerinde bulunan ağaçların muhtemelen kesilmesi nedeni ile olduğu, her ne kadar bu bölüm kesinleşen orman sınırları dışında kalıyor ise de eylemli durumda taşınmazın tamamının öncesinin orman vasfında olduğu, davacı gerçek kişilerin zilyetliklerinin sözkonusu olmadığı, 15 yıldan beri tarımsal hiç bir faaliyetin yapılmadığı, bu nedenlerle, yerel bilirkişilerin taşınmaz üzerindeki ağaçların tohumlama yolu ile etraftan geldiği şeklindeki açıklamalarına itibar edilemeyeceği zira, Dairemizin 02.06.2008 gün ve 2008/5389 – 8060 sayılı dosyasında uzman Ormancı Bilirkişiler … …, … … ile … Bilirkişi … … tarafından düzenlenen 02.02.2007 tarihli raporda “Davalı taşınmazın memleket haritasındaki rumuzlara göre çalılık alanlar içerisinde kaldığı görülmekte ise de, taşınmaz üzerinde bulunan meşe ağaçlarının mevcudiyeti, harita tanzimine müstenit olan … fotoğrafının çekimi sırasında bu ağaçların kesilmiş olduğu sadece çalılık örtünün kaldığı kanaati uyanmıştır. Kaldı ki; meşe ağacı tohumu, ağır tohumlu ağaçlar grubu içerisinde yer aldığı ve tohum kanatlarının olmaması nedeni ile uzak mesafelere rüzgar v.s. gibi etkenlerle taşınarak çalılık alanlar içerisinde çimlenip yetişmesi mümkün görülmemektedir. Dolayısı ile davalı taşınmaz üzerindeki meşe ağaçlarının daha önceki yıllarda tahrip edildiği, … fotoğraflarının bu yıllarda çekilmiş olduğu, daha sonraki yıllarda … altında kalan kök ve yüzeyde bulunan gövde kesitlerinden çıkan kök ve sürgünlerinden yeniden bugün üzerinde görülen meşe ormanının meydana geldiği” şeklindeki bilimsel açıklamalar da nazara alındığında, mahkemece davacı gerçek kişilerin davasının reddine karar verilmesi gerekirken, çekişmeli taşınmazın (a) harfiyle işaretli bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacı gerçek kişiler yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme
koşullarının oluştuğu kabul edilerek bu bölümün davacı gerçek kişiler adlarına tapuya tesciline karar verilmesinin doğru olmadığı” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacı …’nun davasının reddine, davacı … Yönetiminin davasının kabulü ile dava konusu Kaleoğlu Köyü 110 ada 330 parsel sayılı taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm birleşen dosya davacısı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 27.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.