Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/3743 E. 2010/4279 K. 31.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3743
KARAR NO : 2010/4279
KARAR TARİHİ : 31.03.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVACI-DAVALI : HAZİNE

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

1993 yılında yapılan kadastro sırasında …Köyü 101 ada 8 parsel sayılı 4178 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1987 yılında yapılan 2/B madde uygulamasının kesinleşmesi nedeniyle Hazine adına tespit edilmiş, ancak aynı taşınmaz hakkında asliye hukuk mahkemesinde davacı … tarafından 05.04.1991 tarihinde açılan elatmanın önlenmesi ve kal davası nedeniyle kadastro mahkemesine devredilmiş, gerçek kişilerin 10.04.2003 tarihinde tutanağın kesinleştiği düşüncesiyle 2/B tapusunun iptali istemiyle açtığı tapu iptali ve tescil davası da bu dava ile birleştirildikten sonra mahkemece çekişmeli 101 ada 8 parselin Hazine adına olan tespitinin iptali ile üzerinde bulunan 18 dairenin numaralandırılarak ayrı ayrı kararda … davacılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 29.09.2005 gün 6346-11277 sayılı bozma kararında özetle “hükme esas alınan … Özkurede ve arkadaşlarından oluşan uzman bilirkişi kurulunun hazırladığı raporda, çekişmeli taşınmazın 1946 yılında yapılan orman kadastrosu sınırları dışında olduğu, orman sınır hattının Ereğli Akçakoca yolunu takip ettiği halde, 2/B madde uygulaması sırasında haritanın hatalı aplike edilmesi sonucu orman sınırı içinde imiş gibi değerlendirilerek 2/B madde uygulamasıyla orman rejimi dışına çıkarıldığının, hatanın orman kadastro komisyonunca altlık olarak kullanılan haritalarda kıyı kenar çizgisinin gösterilmemiş olmasından kaynaklandığının açıklandığı, o halde, öncelikle çekişmeli 101 ada 8 parselin tutanak aslı bulunduğu yerden getirtilerek, tespit tarihinden önceki dava nedeniyle malik hanesinin açık olduğunun kabul edilmesi, taşınmaza doğu ve batı sınırda komşu parsellere ait tutanak örnekleri ile varsa tespitlerine esas alınan tapu ve vergi kayıtlarının da getirtilmesi; oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulunda “jeoloji mühendisi, jeolog ve jeomorfolog” bulundurulmak suretiyle bilimsel veriler de esas alınarak taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalıp kalmadığının belirlenmesi, önceki keşifte görev alanlar dışında üç uzman bilirkişi aracılığıyla 1946 ve 1974 yıllarına ait orman kadastro ve 2/B madde haritaları ile arazi kadastro paftasının ölçekleri eşitlenerek 6831 Sayılı Yasaya göre orman kadastro ve aynı yasanın 2/B madde uygulaması hakkındaki yönetmeliğin 54. maddesi gereğince çıkarılan teknik izahnamede tarif edilen yöntemle sağlıklı biçimde zemine uygulanması, uygulamada tutanaklardaki tariflerden yararlanılması, buna göre, taşınmazın 1946 ve 1974 yıllarındaki haritalara göre, konumunun şüpheye yer bırakmayacak biçimde saptanması” gereği açıklanmıştır.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, davanın kısmen kabulüne, taşınmazın, 18.02.2009 tarihli krokide a(576 m2) ve b(178 m2) işaretli bölümlerinin orman niteliğiyle hazine adına; kalan 3424 m2 bölümünün birleşen dosyanın davacıları … Çilingir ve arkadaşları adına payları oranında tesciline,taşınmazda bulunan 18 adet dairenin ve havuzun ve kullanıcılarının beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1946 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1974 yılında yapılarak kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır. Yörede arazi kadastrosu 1993 yılında kesinleşmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak işlem yapılmışsa da, delillerin değerlendirilmesinde hata sözkonusudur. Şöyle ki; hükme esas alınan Prof.Dr…. …ve arkadaşlarından oluşan uzman bilirkişi raporlarında ve Jeolog bilirkişi raporunda özetle, taşınmazın kıyı kenar çizgisi dışında kaldığı, 1947 yılı orman kadastrosunun hatalı yapıldığı,doğru koordinatlar esas alınarak yeniden uygulama yapıldığında bir kısım orman sınır noktalarının denizin içinde kaldığının anlaşıldığı,1974 yılında yapılan aplikasyon çalışmasının da kendi içinde hatalı olduğu, böylece her iki orman kadastro çalışmasının da uygulanamayacağı, eski tarihli … fotoğraflarının uygulanması gerektiği, buna göre de sadece (a) ve (b) işaretli taşınmaz bölümlerinin orman olduğu açıklanmış, mahkemece de bu doğrultuda hüküm kurulmuştur.
Kural olarak bir yerde 4785 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden sonra yapılıp kesinleşen orman kadastrosu varsa, o yerin orman olup olmadığı kesinleşen orman kadastro tutanak ve haritalarının uygulanması sonucu belirlenir. Yine bir yerde ilk orman kadastrosu ile aplikasyon çalışması arasında çelişki varsa , ilk tahdide itibar edileceği açıktır.
1947 yılına ait tutanaklarda “3646 numaralı noktadan cenubi garbi (güney batı) istikametinde sahili takiben……sağı Karadeniz sahili, solu orman olarak 3662 numaralı orman sınır noktasına bağlanıldığı” açıklanmakta iken 1974 yılında , orman sınır hattı Ereğli asfaltını takip ediyormuş gibi tutanaklara geçirilmiş, böylece asfalt yol ile kuzeydeki kumsal arasındaki yerler orman sınırı dışında bırakılmıştır.Bu durumda fiili duruma da uygun olan 1947 tahdidine değer verilmesi gerekirken, salt … fotoğraflarına bakılarak karar verilemez.
Bundan ayrı, çekişmeli taşınmazın bitişiğinde bulunan, komşu 101 ada 9 parsel hakkında, gerçek kişiler tarafından açılan kadastro tespitine itiraz davasında, mahkemenin 1994/10-2002/6 (bozmadan sonra 2004/2-2006/2) sayılı dosyasında, çekişmeli taşınmazın 1947 yılı orman kadastro sınırları içinde kaldığı kabul edilerek gerçek kişinin davasının reddine, tespit gibi (2/B) tescile karar verilmiş, karar Yargıtay incelemesinden geçerek (16.H.D. 18.09.2003 gün 8563-7625 sayılı karar) kesinleşmiştir.
Yukarıda açıklanan olgular karşısında, çekişmeli taşınmazın tamamının 1947 yılı orman kadstro sınırları içinde kaldığı ve sonra 2/B uygulamasına konu olduğu gözönünde bulundurularak,bu niteliği ile hazinenin davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, … şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 31.03.2010 günü oybirliği ile karar verildi.