Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2021/5010 E. 2022/6539 K. 10.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5010
KARAR NO : 2022/6539
KARAR TARİHİ : 10.10.2022

MAHKEMESİ : DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
İLK DERECE MAHKEMESİ : MİDYAT 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ilişkin verilen kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; başvurunun esastan reddine dair verilen karar, davacı tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA    
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerine ait olan tarlanın hatalı yapılan kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına tespit edilen Midyat ilçesi Ulucami Mahallesi 500 ada 87 parsel ve 553 ada 4 parsel içinde kaldığını, dava konusu yerin 50 yıldan fazladır davacıların zilyetliğinde bulunduğunu, taşınmazın imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirildiğini, Midyat Belediyesi vergi kayıtlarının mevcut olduğunu, imar planında yer almadığını ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile taşınmazın davacılar adına hisseleri oranında tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili  cevap dilekçesinde;  tapu kayıtlarının tutulmasından doğan davalarda hak düşürücü sürenin 10 yıl olduğunu, 2007 yılında yapılmış olan kadastro tespit çalışmaları sonucunda Ulucami  Mahallesinde bulunan 500 ada 87 ve 553 ada 4 parsel no.lu taşınmazların Hazine adına tescilinin yapıldığını, tespitten itibaren 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, davanın süresinde açılmadığını, bu sebeple davanın reddi gerektiğini, taşınmazlar üzerinde herhangi bir tarımsal faaliyetin olmadığını, arazinin kıraç, boş ve işgalsiz olduğunu, taşınmazlar üzerinde  zilyetliğe karine teşkil edebilecek herhangi bir yapı ya da ağaç bulunmadığı gibi taşınmazların tarımsal amaçlı dahi kullanılmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III.  İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Midyat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13/12/2019 tarihli ve 2017/386 E. 2019/1113 K. sayılı kararıyla; davacılar lehine zilyetlik koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
Midyat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2.İstinaf Nedenleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; kadastro çalışmalarının 2007 yılı Temmuz ayında kesinleştiğini, 20 yıl geriye gidildiğinde 1987 yılına isabet ettiğini, oysa hava fotoğrafının 1986 yılına ait olduğunu, dava konusu parsellerin dört tarafının sınırlarının belli olduğunu, taşınmazların müvekkillerinin dedeleri ve babaları tarafından emlak vergisi ödenerek kullanıldığını belirterek, kararının kaldırılmasına karar verilmesi talep etmiştir. 
3. Gerekçe ve Sonuç
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 09/07/2020 tarihli ve 2020/250 E. 2020/294 K. sayılı kararıyla; davalılar vekilinin istinaf başvurusunun  …nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Diyarbakır  Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki taleplerini tekrarlayarak kararın bozulmasını talep etmiştir. 
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
3.2.1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/1. maddesi, “Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.”
3.2.2. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi, “Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.”
3.2.3. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 17. maddesi, “Orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14 üncü maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde Hazine adına tespit edilir.’’ hükümlerini içermektedir.
4. Değerlendirme
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinin yerinde bulunmasına göre, (IV./3.) numaralı paragrafta yer verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün HMK’nın 370. maddesi gereğince ONANMASINA, aşağıda yazılı 26,30 TL onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına 10/10/2022 tarihinde kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.