Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/3055 E. 2013/20563 K. 14.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3055
KARAR NO : 2013/20563
KARAR TARİHİ : 14.11.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, Türk vatandaşı olma şartı aranmaksızın yurtdışında geçen çalışma sürelerini borçlanmaya hakkı olduğunun kabulü ile borçlanma talebinin talep tarihindeki prim ödeme tutarı üzerinden geçerli olduğunun tespitine, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline, yurtdışı işe giriş tarihinin 18 yaşını ikmal ettiği tarihin Türkiye için de sigortalılık başlangıç tarihi olduğunun kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının yurt dışı borçlanma talebini reddeden Kurum işleminin iptali, talep tarihinde Türk vatandaşı olma koşulu aranmaksızın yurt dışında geçen çalışma ve işsizlik sürelerini talep tarihindeki bedel üzerinden borçlanma hakkı bulunduğunun tespiti ile yurt dışındaki çalışması nedeniyle ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, duruşmanın 21.12.2012 günlü oturumunda tefhim edilen kısa karar ile “davanın kabulüne” karar verilmiş ise de gerekçeli kararda “davanın kabulü ile Türk vatandaşlığından izinle çıkan davacının, yurtdışında Türk vatandaşı olarak geçen çalışma ile bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik sürelerini, talep tarihinde Türk vatandaşı olma şartı aranmaksızın 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanma hakkı bulunduğunun, borçlanma bedelinin ise iş bu yargı kararının kesinleşmesinden sonra infazı için Kuruma başvuru tarihinde geçerli bulunan prim ödeme tutarı üzerinden belirlenmesi gerekeceğinin ve Türkiye Cumhuriyeti ile Federal Almanya Cumhuriyeti Arasında Sosyal Güvenlik Konusunda Yapılan Sözleşmenin 29. Maddesinin 4. fıkrası gözetilmek suretiyle davacının … Sigortasına giriş yaptığı 13.02.1984 tarihinin Türk Sosyal Sigortalarına giriş tarihi olarak kabulü gerekeceğinin tespitine” karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının borçlanma bedelinin talep tarihine göre belirlenmesi isteminin kısa kararda kabul edilmesine karşın gerekçeli kararda bu talebin üstü kapalı olarak reddine karar verilmek suretiyle “borçlanma bedelinin ise iş bu yargı kararının kesinleşmesinden sonra infazı için Kuruma başvuru tarihinde geçerli bulunan prim ödeme tutarı üzerinden belirlenmesi gerekeceğinin” tespitine karar verilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratıldığı anlaşılmaktadır.
Hakimin son oturumda tutanağa yazdırıp tefhim ettiği karar, esas karar olup, sonradan yazılan gerekçeli kararın bu karara aykırı olmaması gerekir. Oysa kısa karar ile gerekçeli kararın aykırı olduğu zaptın ve kararın incelenmesinden açıkca anlaşılmaktadır. Öte yandan konuyla ilgili 10.04.1992 günü ve 1991/7 Esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu aykırılığın giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gereği açıktır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin … biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazların kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 14.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.