YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4612
KARAR NO : 2010/11123
KARAR TARİHİ : 08.11.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacılar ile davalılardan Aram İnşaat İth. İhr. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacılar ile davalı Aram Ltd.Şirketinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında diğer temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümü nedeniyle hak sahipleri olan anne Medine için 30.000,00-TL, davacı … için ayrı ayrı 15.000.00’er TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davacı anne için 20.000,00-TL, her kardeş için ayrı ayrı 7000,00’er TL manevi tazminatın davalı Bedaş A.Ş.’nin % 66,67 kısmından, davalı Aram Ltd.Şirketinin %33.33 kısmından sorumlu olmak üzere davalılardan alınmasına karar verilmiştir.
Davacılar murisi sigortalı İrfan Yeniyer’in öldüğü iş kazasında sigortalının %40, davalı Bedaş A.Ş.’nin % 40, davalı Aram Ltd.Şirketinin % 20 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanununun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı , olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Somut olayda bu ilkeler gözetildiğinde davacı … yararına her birine ayrı ayrı 5000,00’er TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 7000,00-TL’sına hükmedilmesi, keza dava tesellül hükümlerine dayanılarak açıldığı halde her davalının kusur oranına göre sorumlu olduğuna karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, kararı davalı Bedaş A.Ş.’nin temyiz etmediğide gözetilerek düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasının tümden silinerek yerlerine;
“1-Davanın kısmen kabulü ile anne MedineYeniyer için 20.000,00-TL manevi tazminatın 25.10.2000 olay tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, fazla talebin reddine,
2-Davacı … …, …, …, Ayşegül Yeniyer(Manaz), … ve Sevgi Yeniyer(Ege) için ayrı ayrı 5000,00-TL manevi tazminatın 25.10.2000 olay tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsililen tahsili ile bu davacılara verilmesine, fazla manevi tazminat taleplerinin reddine.
3-Alınması gereken 2.970,00-TL ilam harcından peşin alınan 12.20-TL harcın mahsubu ile kalan 2.957,80-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına.
4-Davacı tarafça peşin yatırılan 12.20-TL peşin harç ile 12.20-TL başvuru harcı toplamı 24.40-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine.
5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı … yönünden hükmedilen manevi tazminat miktarına göre 2.400,00-TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, Medine için red edilen miktar yönünden 1.200,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, … için kabul edilen manevi tazminatlar yönünden her kardeş için ayrı ayrı 1.000,00’er TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacılara verilmesi, bu davacılar yönünden red edilen miktarlar nazara alınarak 1.000,00 TL avukatlık ücretinin her bir davacıdan ayrı ayrı alınarak davalılara verilmesine,
6-Davacılar tarafından yapılan 833,40-TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre takdiren 430,00 TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden ilgiliye yükletilmesine, 08.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.