YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19988
KARAR NO : 2013/5532
KARAR TARİHİ : 25.03.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı … İnş San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, 06.07.2009 tarihinde geçirdiği iş kazasında vefat eden sigortalının haksahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, maddi ve manevi tazminat davalarının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, SGK Başkanlığınca iş kazası olarak kabul edilen zararlandırıcı olaya dair düzenlenen ve hükme esas alınan 14.02.2011 tarihli kusur raporunda %20 oranında davalı işveren,%80 oranında da dava dışı terör örgütünün kusurunun bulunduğunun belirtildiği, davalı şirket çalışanlarını işyerine taşıyan aracın terör örgütünce önceden yola döşenen mayına basması ile meydana gelen patlama neticesinde davaya konu sigorta olayının olduğu, aynı olayda zarar gören başkaca kişilerinde bulunup bu kişilerden … tarafından haksahibi olarak açılan davada mahkemece verilen “davanın reddine” dair kararın Dairemiz incelemesinden geçerek onandığı,açılan bu davada davanın red sebebi olarak davalı şirketin zararlandırıcı olayda kusurunun olmayıp tüm kusurun dava dışı terör örgütünde olduğu gerekcesinin belirtildiği, bu kabul sonrasında ise iş bu davada hükme esas alınan kusur raporu ile aynı olaya dair başkaca davalarda alının kusur raporları arasında çelişki doğduğu ve bu çelişki giderilmeden neticeye varıldığı anlaşılmıştır.
İş kazalarından kaynaklanan tazminat davalarının özelliği gereği, İş Kanunu’nun 77. maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle yapılan işin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken tedbirlerin neler olduğu İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü’nün ilgili maddelerinin göz önünde tutulmak suretiyle,incelenmesi,işverenin hangi önlemi almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı, gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi gerekir. (Hukuk Genel Kurulunun 16.06.2004 gün ve 2004/21-365 E.-369 K.sayılı kararı da aynı yöndedir ).
Bu açıklamadan olarak şüphesiz ki tarafların kusur durumu irdelenirken konusunda ehil bilirkişilere olayı inceletmek kadar olaya neden olan tüm saiklerin bir bütün olarak ele alındığı, bu kapsamda taraflarca ortaya konulan iddia ve savunmalar ile tüm delillerin titizlikle değerlendirildiği bir kusur raporunun hükme esas alınması gerektiği izahtan varestedir.
Somut olayda ise, olayın dava dışı üçüncü kişilerşe araç yoluna döşenen mayının patlaması ile meydana geldiği hususunda tartışma bulunmamaktadır. Sorun yukarıda da değinildiği üzere daha öncesinde Dairemiz incelemesinden geçerek kesinleşen davacı …’in açtığı davada, aynı olaya dair düzenlenen kusur raporu ile işbu davada hükme esas alınan kusur raporu arasındaki değerlendirme farklılıklarıdır. Bu değerlendirme farklılıklarına değinerek farklılık nedenlerini makul gerekcelerle açıklayan bir kusur raporu olmadığı için hükme esas alınan 14.02.2011 tarihli kusur raporunun oluşa uygun düştüğünü kabul etmek olanaklı değildir. Bu nedenle belirtilen kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeden eksik araştırma ile 14.02.2011 tarihli kusur raporunun hükme esas alınıp neticeye varılması isabetli olmamıştır.
Yapılacak iş; aynı olaya dair Dairemiz incelemesinden geçerek Kesinleşen …’ isimli davacının açtığı dava dosyasını iş bu dosya içerisine alarak bu dosyadaki kusur raporlarında yapılan değerlendirmelerin de dikkate alınması koşuluyla yine iş güvenliği konularında uzman 3 kişilik bilirkişi heyetine dosyayı tevdi edip bilirkişilere olayı yeniden inceletmek, tüm delilleri birlikte değerlendirilerek sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı … İnş.San. Ve Tic.Ltd.Şti vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı şirketin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalı … İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti’ye iadesine, 25.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.