Yargıtay Kararı Hukuk Genel Kurulu 2021/368 E. 2022/1142 K. 22.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : Hukuk Genel Kurulu
ESAS NO : 2021/368
KARAR NO : 2022/1142
KARAR TARİHİ : 22.09.2022

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

1. Taraflar arasındaki “maddi ve manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, … Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karar davacı vekili ve davalılar … ile … Turizm Taşımacılık İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına ilişkin kararın davalılar … ile … Turizm Taşımacılık İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
2. Direnme kararı davalılar … ile … Turizm Taşımacılık İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
I. YARGILAMA SÜRECİ
Davacı İstemi:
4. Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların sürücüsü, maliki ve zorunlu karayolu taşımacılık malî sorumluluk sigortacısı olduğu araçta yolculuk yapan davacının annesinin aracın tek taraflı kaza yapması neticesinde vefat ettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000TL cenaze ve defin gideri ile 100.000TL manevi tazminattan sigorta şirketini maddi tazminatla sorumlu tutarak kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 6.535,21TL’ye yükseltmiştir.
Davalı Cevabı:
5. Davalı … Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının teminat yatırması gerektiğini, kusur durumunu kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
6. Davalılar … ile … Turizm Taşımacılık İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.; usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi vermemiş, yargılama aşamasında vekil aracılığıyla davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararı:
7. … Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.03.2018 tarihli ve 2016/155 E., 2018/109 K. sayılı kararı ile; davacının cenaze ve defin giderleri talebi yönünden davanın konusuz kalması nedeni ile esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat davası yönünden kısmen kabulü ile 40.000TL manevi tazminatın olay tarihi olan 29.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı … ve … Turizm Taşımacılık İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.’den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararı:
8. Davacı vekili ve davalılar … ile … Turizm Taşımacılık İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
9. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 16.10.2018 tarihli ve 2018/950 E., 2018/1113 K. sayılı kararı ile; davalılar … Turizm Taşımacılık İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti ve …’ın istinaf başvurularının esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına ve hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 353/1-b, 2 maddesi uyarınca yeniden tesisine, davacının cenaze ve defin giderleri talebi yönünden davanın konusuz kalması nedeni ile esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat davası yönünden davanın kısmen kabulü ile 70.000TL manevi tazminatın 29.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı … ve … Turizm Taşımacılık İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Özel Daire Bozma Kararı:
10. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … ve … Turizm Taşımacılık İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
11. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 14.07.2020 tarihli ve 2019/1622 E., 2020/4816 K. sayılı kararı ile;
“…Dava trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece gerçekleşen kazada annesinin vefatı nedeniyle davacı lehine 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 70.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.
6098 sayılı TBK’nun 56. (818 sayılı BK’nun 47.) maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
O halde Bölge Adliye Mahkemesince, meydana gelen trafik kazası sonucu davacının annesi olan murisinin ölümü nedeniyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla; tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kazanın meydana geldiği tarih de göz önünde bulundurularak davacı için hak ve nasafet kuralları çerçevesinde daha düşük manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, bir miktar yüksek manevi tazminata hükmedilmesi uygun görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Direnme Kararı:
12. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 27.10.2020 tarihli ve 2020/1263 E., 2020/1229 K. sayılı kararı ile; önceki gerekçe genişletilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir.
Direnme Kararının Temyizi:
13. Direnme kararı süresi içinde davalı … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
II. UYUŞMAZLIK
14. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olayda davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının bir miktar yüksek olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
III. ÖN SORUN
15. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında işin esasına geçilmeden önce, Bölge Adliye Mahkemesince 27.10.2020 tarihinde verilen direnme kararının, karar tarihi itibariyle 72.070TL olan temyiz kesinlik sınırı altında kalıp kalmadığı; buradan varılacak sonuca göre temyiz eden davalılar vekilinin temyiz isteminin miktardan reddinin gerekip gerekmediği hususu ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir.
IV. GEREKÇE
16. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle konu ile ilgili kavram ve yasal düzenlemelerin açıklanmasında yarar bulunmaktadır.
17. 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. fıkrasında, “…Bölge adliye mahkemelerinin kuruluşları, yargı çevreleri ve tüm yurtta göreve başlayacakları tarih, Resmî Gazetede ilân edilir.” düzenlemesine yer verilmiş ve 07.11.2015 tarihli ve 29525 sayılı Resmî Gazete’de ilan edilerek bölge adliye mahkemeleri 20.07.2016 tarihi itibariyle fiili olarak göreve başlamıştır.
18. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 341. maddesinde yer alan;
“(Değişik:22/7/2020-7251/34 md.) İlk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir:
a) Nihai kararlar.
b) İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar.
(2) (İptal birinci cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 24/2/2022 tarihli ve E.:2021/34, K.:2022/21 sayılı Kararı ile) (…) (Ek cümle: 24/11/2016-6763/41 md.) Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.
(3) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir.
(4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz.
(5) İlk derece mahkemelerinin diğer kanunlarda temyiz edilebileceği veya haklarında Yargıtaya başvurulabileceği belirtilmiş olup da bölge adliye mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işlere ilişkin nihai kararlarına karşı, bölge adliye mahkemelerine başvurulabilir” şeklindeki düzenleme ile istinaf yoluna başvurulabilen kararların neler olduğu düzenlenmiştir.
19. Öte yandan HMK’nın 361 ve 362. maddelerinde de temyiz edilebilen ve temyiz edilemeyen kararlar hüküm altına alınmıştır. HMK’nın 362/1-(a) maddesi uyarınca “Miktar veya değeri kırkbin Türk Lirasını (bu tutar dahil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar” hakkında temyiz yoluna başvurulamaz.
20. 6763 sayılı Kanun’un 44. maddesiyle HMK’ya eklenen Ek 1. madde ile aynı Kanun’un 362/1-(a) maddesinde öngörülen parasal sınır her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, o yıl için 04.01.1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle ile belirlenmektedir. Anılan Ek 1. maddenin 2. fıkrasında ise HMK’nın 341, 362 ve 369. maddelerindeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı hükme bağlanmıştır.
21. Belirtilmelidir ki; bir mahkeme kararının temyiz edilip edilemeyeceği belirlenirken temyiz hakkının doğduğu (kararın verildiği) tarihteki hukuksal durum esas alınmalı; karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmü temyiz sınırı yönünden hangi düzenlemeyi içeriyor ise ona bağlı kalınmalıdır. Buradaki “karar” teriminin, bölge adliye mahkemesinin Özel Daire bozmasına karşı verdiği direnme kararını da kapsayacağından duraksama bulunmamaktadır.
22. Bundan başka kesinlik sınırı kamu düzenine ilişkin olup sınırın belirlenmesinde dava konusu alacağın değeri dikkate alınır. Başka bir deyişle alacak davalarında istinaf kesinlik sınırı belirlenirken yalnız alacağın aslı yani asıl talep nazara alınır; faiz, icra tazminatı, ihtarname, delil tespiti ve yargılama gideri gibi giderler hesaba katılmaz (Kuru, Baki: Medeni Usul Hukuku El Kitabı, … 2020, Cilt II, s. 1342).
23. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı vekilince 100.000TL manevi tazminatın tahsili talep edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince 70.000TL manevi tazminat miktarına hükmedilerek bu yönden direnme kararı verilmiştir.
24. Bu durumda direnme kararının davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edildiği gözetildiğinde uyuşmazlık konusu olan manevi tazminat miktarının direnme kararının verildiği 27.10.2020 tarihinde geçerli olan ve HMK’nın 362/1-(a) maddesinde öngörülen 72.070TL tutarındaki temyiz edilebilirlik sınırının altında olduğundan anılan karara karşı temyiz yoluna gidilmesi miktar itibariyle mümkün değildir.
25. Hâl böyle olunca davalılar … ve … Turizm Taşımacılık İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin direnme kararına yönelik temyiz isteminin miktar itibari ile reddine karar verilmelidir.
V. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
Davalılar … ve … Turizm Taşımacılık İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şirketi vekilinin temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 22.09.2022 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.