Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/14184 E. 2012/7493 K. 16.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14184
KARAR NO : 2012/7493
KARAR TARİHİ : 16.04.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı işverence temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İş Kanunu’nun 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğine göre davalıya ait işyerinde satış temsilcisi olarak çalışan davacının 02.04.2010 tarihli ihtarname ile fazla mesai alacaklarını istedikten bir süre sonra işveren tarafından usulsüz fatura işlemi yapması nedeni ile önce uyarıldığı, ardından 16.04.2010 tarihi itibariyle iş sözleşmesinin doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışları nedeniyle tazminatsız olarak feshedildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece usulsüz fatura düzenlenmesi eylemi nedeniyle uyarı verildikten sonra aynı döneme ilişkin işlemlerin bu kez fesih nedeni yapılmasının ve davacının ihtarnamesinden sonra feshe başvurulması nedeniyle feshin geçerli nedene dayanmadığı sonucuna varılmış ise de, davacıya uyarı verildikten sonra aynı döneme ait başka faturaların incelenmesi neticesinde davacının şirket prensiplerine aykırı satış yaptığının ortaya çıkması neticesinde bu kez iş sözleşmesinin feshedildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Uyarı cezasına konu faturalar ile fesih nedeni yapılan faturalar aynı değildir. Davacının şirket prensiplerine aykırı satış yaptığı açık ise de, kişisel menfaat karşılığı yaptığının kanıtlanmaması karşısında haklı nedene dayanmasa da feshin geçerli nedene dayandığı anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olmuştur.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 477,16 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak, 16.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.