Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/24221 E. 2013/6826 K. 08.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/24221
KARAR NO : 2013/6826
KARAR TARİHİ : 08.04.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 13/02/1992-02/06/2011 tarihleri arasında çakışan Sosyal Güvenlik Kurumu sigortası hariç Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
Dava, davacının 13/12/1992-02/06/2011 tarihleri arası kısa süreli 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmaları haricinde tarım … sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının tarımsal faaliyeti nedeniyle 01/04/1986 tarihinde tarım … sigortalısı olarak tescil edildiği, 506 sayılı Yasaya tabi çalışmaya başlaması nedeniyle sigortalılığın 28/02/1999 tarihi itibariyle terkin edildiği, talep üzerine 26/04/2006 tarihinde yeniden tescil edildiği, 2006 yılında 5458 sayılı Yasanın hükümleri gereği 1986-1999 yılları arası prim borcunu ödediği, adına kayıtlı 2007 edinme tarihli 20 dekar tarla bulunduğu, kolluk tutanağı ve tanık beyanlarında kışın Kayseri’de oturduğu, yazın ise, köye gelip tarımla uğraştığının belirtildiği, 1999 yılında 90 gün ve 2010 yılında 10 günlük SSK kapsamında kısa süreli çalışmalarının bulunduğu, 2011 yılında Kurum memuru tarafından düzenlenen tutanağa göre tarımla uğraşmadığı geretçe gösterilerek sigortalılığın terkin tarihi 28/02/1999 tarihinden 13/12/1992 tarihine çekildiği, tanık olarak dinlenen … isimli şahsın Kurum memuruna verdiği beyanı ile mahkemedeki ifadesinin çeliştiği, ayrıca beyanı hükme esas alınan Harun Dalkılıç isimli tanığın ifadesinde davacının aynı zamanda tarımla uğraştığını da belirttiği anlaşılmaktadır.
Dairemizin ve giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşleri, Tarım … sigortalısının kısa süreli olarak SSK’na tabi çalışmasının tarım faaliyetinin devamına engel olmayacağı ve dolayısıyla bu hizmetler dışında tarım faaliyetinin kanıtlanması durumunda sigortalığın devam ettiğinin kabulü gerekeceği yönündedir.
Bir yıldan daha az süren zorunlu sigortalılık kapsamındaki çalışmalar kısa süreli olup, kesintisiz bir şekilde bir yıl veya daha fazla süren çalışmalar ise uzun süreli çalışmadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’nın 10. maddesine göre ” sigortalıların kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının,kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin,tarım kredi kooperatifleri ve birliklerinin, … Kooperatifleri ile Birliği ve … Fabrikaları Anonim Şirketi kayıtları esas alınır.”
Mahkemece, davanın nitelikçe kamu düzenine ilişkin olduğunu göz önünde bulundurularak öncelikle nizalı dönemde anılan maddede belirtilen kayıtların olup olmadığını söz konusu kuruluşlardan, davacının kayıtlarda gözüken taşınmazlarının ziraate elverişli olup olmadığını, elverişli ise kullanıp kullanmadığını, herhangi bir kurum yada kuruluşa ürün teslim edip etmediğini, zirai kredi kullanıp kullanmadığını, il ve ilçe tarım müdürlüklerine kayıtlı olup olmadığını, destekleme yardımı alıp almadığını araştırmak, uyuşmazlık konusu dönemin köy muhtarı ve azalarla ile yeterli bilgi ve görgüye sahip kişileri belirleyip tanık olarak dinlemek, ayrıca zabıta tahkikatı ile de ayrıntılı araştırma yaptıktan sonra diğer bütün delilleri birlikte, 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu çalışmaların da kısa süreli olduğu dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 08/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.