YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10666
KARAR NO : 2011/9198
KARAR TARİHİ : 31.10.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, ilk kesinti tarihini takip eden aybaşından itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tesbitine,6111 sayılı kanundan yararlandırılmasına tebdir kararı verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu,işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici nedenlere göre, davacının tüm, davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, davacının 30.4.1998 tarihini takip eden aybaşından itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ve 61111 sayılı Yasadan yararlanılması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının 1.6.1998-1.10.2003 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile 6111 sayılı Yasadan yararlanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 4.7.1997 tarihinde Ziraat Odasına, 2003 yılından beri … … Ekicileri Kooperatifine ortak olduğu, 20.05.1998,2001 ,2003, 2006,2008 yıllarında Tarım Bağ-Kur prim kesintisi yapıldığı, sigortalı olarak tescilinin 1.10.2003 tarihinde başladığı, yargılama sırasında mahkemece davalı Kuruma 27.05.2011 tarihinde müzekkere yazılarak davacının 6111 sayılı Yasadan yararlanması konusunda ihtiyati tedbir kararı verildiği bildirilerek bu karar uyarınca işlem yapılmasını istediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının prim kesintisinin bulunduğu 1.6.1998-1.10.2003 tarihleri arasındaki dönemde Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine ilişkin olarak verilen karar yerindedir.
Ancak 1086 sayılı HUMK’nun 103. maddesinde hakimin 101. maddesinde sayılan hallerden başka tehirinde tehlike olan veya mühim bir zarar olacağı anlaşılan hallerde tehlike veya zararı def’i için icap eden ihtiyati tedbirlerin icrasına karar verebileceği, 6100 sayılı HMK’nun 389. maddesinde ise mevcud durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği bildirilmiştir.
Her iki düzenlemeye göre de mahkeme davanın esasını çözümleyecek veya böyle bir sonuç doğuracak biçimde (nitelikte) ihtiyati tedbir kararı veremez. Mahkeme ancak gecikmesi halinde doğabilecek tehlikeyi önleme veya ciddi zararı dava süresince (geçici olarak) önlemek için yalnız bu amaçla sınırlı olmak üzere gereken tedbirlerin alınması için ihtiyati tedbir kararı verebilir.
Somut olayda, mahkemece yargılama sırasında işin esasını çözecek şekilde ihtiyati tedbir, kararı verilmesi mümkün olmadığı halde 6111 sayılı Yasadan yararlanmanın gecikmesi halinde doğabilecek bir tehlike veya ciddi zarar olabileceği gerekçelendirilmeksizin, yargılama sırasında davacının 6111 sayılı Yasadan yararlanması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilerek , henüz sigortalılık süresi kesinleşmeden davalı Kurumun bu yönde işlem yapmaya zorlanması isabetsiz olup, bu durum hukuki sorumluluğa yol açabileceği gibi hüküm fıkrasında davacının 6111 sayılı Yasadan yararlanabileceğinin tespitine karar verilerek taraflar arasındaki bu konudaki hukuki ihtilafı esastan çözmek gerekirken işin esasını çözümlemeyip ihtilafı ortada bırakarak geçici olarak çözümleyecek biçimde davacının 6111 sayılı Yasadan yararlanması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmiş olması da hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 31.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi