YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7817
KARAR NO : 2012/27148
KARAR TARİHİ : 04.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, yıllık izin ile ulusal … genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; davalılara ait … yerinde 01…..1997-31.12.2005 tarihleri arasında çalıştığını, … sözleşmesinin davalı işverence haksız feshedildiğini, … yerinde fazla çalışma yapmasına ve, hafta tatillerinde çalışmaya devam etmesine rağmen bu çalışma karşılığı ücret alacaklarının ödenmediğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı Şirketler vekili; her iki şirketin de ayrı tüzel kişiliklere sahip olduğunu ve aralarında asıl- alt işverenlik ilişkisi bulunmadığını, davacının her iki şirketle de sözleşme yaparak aynı anda iki şirkette birden çalışmış olmasının mümkün olmadığını, kiraz toplama işçisi sıfatı ile mevsimlik … kapsamında çalıştırıldığını, çalışma süresinin 1 yılı doldurmamış olması nedeni ile kıdem tazminatı talep edemeyeceğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının … sözleşmesinin davalı işverenler tarafından bildirim sürelerine uyulmadan ve haksız olarak feshedildiği davacının 15…..1997-31.07.1999 tarihleri arasında davalı … D’… Gıda Tic. Ltd. Şti. bağlı olarak kesintili şekilde toplam 435 gün, 01.08.1999-15.12.2005 tarihleri arasında ise davalı … … Gıda San. Tic. Ltd. Şti.’ne Ait … yerinde kesintili şekilde toplam 1320 gün çalıştığı, davacının fazla mesai ve hafta tatillerinde çalışma iddiasının davacı tanık anlatımları ile ispatlandığı, hak kazanılan yıllık izin ücretlerinin ödendiğini gösterir delil ibraz edilmediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı süresi içerisinde davacı ve davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki ilişkinin 4857 sayılı … Kanunu’nu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda … mahkemesinin görevi noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır .
4857 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4 üncü maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu kanunun uygulanacağı belirtilmiştir.
Davanın, … kanunu kapsamı dışında kalması halinde, dava dilekçesinin görev nedeniyle reddi ve dosyanın görevli hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir. Davanın esastan reddi usule aykırıdır.
5521 sayılı … Mahkemeleri Kanununun 1 inci maddesi uyarınca, … kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında, … sözleşmesinden veya … kanununa dayanan her türlü hak iddialarından … hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri … mahkemeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, 50’den az işçi çalıştırılan (50 dahil) … ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde veya işletmelerinde bu Kanun hükümleri uygulanmaz. İşçi … ve orman işlerinin yapıldığı bir işyerinde çalışıyor ise, bu işçi ile işveren ararındaki uyuşmazlığın … mahkemesi yerine görevli hukuk mahkemesine çözümlenmesi gerekir.
Ancak, … ve orman işlerinin yapıldığı işyerinde 50 dahil daha az işçi bulunmasına rağmen, işyerinde sendika örgütlenmesi sonucu Toplu … Sözleşmesi bağıtlanmış ise, üye sendika üyesi işçi ile işveren arasındaki uyuşmazlığın 2822 sayılı Toplu … Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanununun 66. maddesi uyarınca … mahkemesinde görülmesi gerekir.
Bunun dışında 4857 sayılı Kanun’un 4. maddesinde … ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde çalışanların kanun kapsamına girmeyeceği açıklandıktan sonra aynı madde de ayrık durumlara yer verilmiştir.
Buna göre;
1…. sanatları ile … aletleri, makine ve parçalarının yapıldığı atölye ve fabrikalarda görülen işlerde,
2…. işlerinde yapılan yapı işlerinde,
3.Halkın faydalanmasına açık … ve bahçelerde
4.Bir işyerinin eklentisi durumundaki bahçe işlerinde,
çalışanların, … Kanunu kapsamında olacakları belirtilmiştir.
Sonuç olarak … ve orman işletmelerindeki bitki ve hayvan üretimi, bakım ve yetiştirmesi dışında kalan işler … kanununa tabidir.
Diğer taraftan işçi … işinde çalışırken, bu … dışında … işi sayılmayan ek bir görevde çalışabilir (bekçilik, şoförlük vb.). Bu durumda, yaptığı işler arasında hangisinin baskın olduğu açıklığa kavuşturulmalı ve sonucuna göre görevli mahkeme belirlenmelidir.
Somut olayda, davacı tanıklarının anlatımından davacının kiraz toplama sezonunda çalıştırıldığı anlaşılmakla birlikte, fiilen … yerinde hangi işte çalıştırıldığı tam olarak araştırmamıştır. Mahkemece, davacının fiilen çalıştırıldığı … itibari ile … işçisi olup olmadığı belirlenmeli ve … yerinde 50’den az işçi (50 dahil) çalıştırılıp çalıştırılmadığı da tespit edilerek, görev yönünden sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
3- Tararlar arasındaki diğer uyuşmazlık ise, davacının hizmet süresi ve davalı şirkteler arasında ilişki noktasındadır
Hükme esasa alınan bilirkişi raporunda; davacının her iki şirkete bağlı gerçekleşen çalışma süresi birbirinden tamamen bağımsız değerlendirilerek hesaplama yapılmıştır ve 01.08.1999 tarihinden sonra … yerinin davalı … … Gıda San. Tic. Ltd. Şti. devredildiği kabul edilmiştir. Bu durumda … yerinin devri prensipleri gereğince feshe bağlı haklar olan ihbar tazminatı ve yıllık izin alacağından devralan işveren … … Gıda
San. Tic. Ltd. Şti.’nin tek başına sorumlu tutulması gerekirken, dönemler itibari ile ayrı ayrı hesaplama yapılarak davalı … D’… Gıda Tic Ltd Şti’nin de ihbar tazminatı ve yıllık izin ücret alacağından sorumlu tutulmuş olması hatalıdır.
Ayrıca, davacı tanıkları, davalı şirketler arasında organik bağ bulunduğunu, her iki şirketinde patronlarının aynı kişiler olduğunu ileri sürmektedirler. Davacının her iki şirket tarafından birlikte istihdam edildiğinin anlaşılması halinde ise, davalı şirketlerin tüm çalışma süresi üzerinden hesaplanacak tazminat ve işçilik alacaklarından müteselsilen sorumlu olacakları dikkate alınmalıdır.
Mahkemenin görevli olduğunu belirlemesi halinde de; davalı şirketlere ait ticaret sicil kayıtları getirtilerek, aralarında organik bağ bulunup bulunmadığı, davacının uyuşmazlık konusu dönemin bütününde her iki şirket tarafından birlikte istihdam edilip edilmediği araştırılarak sonucuna göre karar verilmelidir, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması isabetsiz olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 04.12.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.