YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15779
KARAR NO : 2010/11832
KARAR TARİHİ : 30.11.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde 87 günlük çalışmasının murisine ait olduğunun ve 18.2.2008 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı, eşi murisi …’un davalı … Belediyesine ait işyerinden verilen 1.2.1977 tarihli işe giriş bildirgesindeki kimlik bilgilerindeki çelişki nedeniyle Kurumca kabul edilmeyen 1977/1. ve 2. dönemdeki 87 günlük çalışmanın murisi eşine ait olduğunun tespitiyle, ölüm aylığı bağlanmasını ve aksi yöndeki davalı Kurum işlemlerinin iptalini istemiştir.
Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden 1.2.1977 tarihli işe giriş bildirgesi ile davalı Belediyenin (480) sigorta nolu işyerinden Mehmet oğlu, 1951 Osmancık doğumlu, Hane no 101, Cilt no 98, sayfa no 76 da kayıtlı ….un işe girişi ve çalışmalarının bildirildiği, davacının eşinin ise Bayram oğlu, 1.7.1920 Osmancık doğumlu, Çorum-Osmancık Yeşilçatma mahallesi Hane no 103, Cilt no 12, de kayıtlı ve 7.1.2008 de ölen … olduğu anlaşılmakta ise de; Osmancık Nüfus müdürlüğünden Osmancık ilçesi Hane no 101, Cilt no 98, sayfa no 76 da kayıtlı ….’un kaydının bulunmadığının bildirilmesi, kayıtlı işyeri tanık anlatımlarına göre de davacının eşinin davalı … işyerinde 1977/1. ve 2. dönemde toplam 162 günlük bildirilmiş çalışmasının bulunduğu, belli olmakla sözkonusu bildirgeye dayalı çalışmaların davacı murisine ait olduğunun sabit olduğu; davacının askerlik borçlanma formunda murisi Bayram oğlu 1.7.1920 doğumlu Hane no 103, Cilt no 12, de kayıtlı…’un 26.4.1943-20.1.1947 tarihleri arasında askerlik süresinin bulunup borçlanma tutarının ödenip ödenmediğinin belli olmadığı, 18.2.2008 tarihli tahsis talebinin sigortalının kimlik bilgilerindeki yanlışlık nedeniyle reddedildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, somut olayda davacının murisinin sigortalılık süresinin davacıya ölüm aylığı bağlanmasına yetip yetmediği noktasında toplanmaktadır.
Buna göre davanın yasal dayanağı açıkça ölüm tarihinde yürürlükte bulunan 26.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5561 sayılı Yasadır. Anılan Yasanın 1. maddesi ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 66 ncı maddesinin (c) bendi “c) 5 yıldan beri sigortalı bulunup, sigortalılık süresinde en az 900 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş durumda,” şeklinde değiştirilmiştir.
Somut olayda davacının murisi sigortalının sabit olan 162 gün 506 sayılı Yasya tabi sigortalılık süresi ile birlikte davacının askerlik süresini borçlanması kabul edildiğinde 900 günden fazla primi ödenmiş sigortalılık süresine ulaşılacak ise de; askerlik süresinin borçlanılıp borçlanma bedelinip ödenip ödenmediği belli değildir.
Yapılacak iş; muris sigortalının başka kurumda çalışması olup olmadığını araştırmak, davacıya ölüm aylığına hak kazanmasına yetecek kadar murisinin askerlik süresini borçlanmasını sağlayıp, karşılığını ödediği taktirde ödeme tarihini takip eden aybaşı itibariyle ölüm aylığı bağlanmasına karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 30.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.