Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/13798 E. 2010/10638 K. 01.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13798
KARAR NO : 2010/10638
KARAR TARİHİ : 01.11.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverenlere ait işyerinde 15.2.1992- 5.4.2001 tarihleri arasında geçen sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum ile …Tur.Tes.İşl….vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

Dava, davacının, davalı işverenlere ait işyerinde, 15.02.1992-05.04.2001 tarihleri arasında aralıksız çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece verilen 05.10.2005 günlü karar, Dairemizin 09.10.2006 gün ve 2006/3253-9647 sayılı kararı ile bozulmuş ise de, bozmaya uyan mahkemece bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. 9.5.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma kararına uyan mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Bozma kararına uyulmakla, bozma kararı lehine olan taraf yararına usule ilişkin kazanılmış hak doğar. Usule ilişkin kazanılmış hak kurumu ise, usul hukukunun dayandığı temel bir ilke olup, kamu düzeniyle ilgilidir.
Davanın kabulüne ilişkin ilk kararı Dairemizce, eksik incelemeye dayalı olduğundan tespiti istenen çalışmalar ile ilgili 506 sayılı Kanunun 79. maddesi gereğince işlem yapılması gerektiği, iş yeri dönem bordrolarının kurumdan getirtilerek bordro tanıklarının dinlenilmesi gerektiği, bulunmadığı takdirde ihtilaf konusu dönemde çalışmaları kayıtlara geçmiş komşu iş yeri sahibi ya da çalışanlarının bilgilerine başvurulması gerektiği ve tespit kararı verilen dönemdeki hizmetlerin hangi tarihler arasında geçtiği açıkça belirtilmeden infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verildiği gerekçesi ile bozulduğu halde, mahkemece bozma kararına uyulmasına karar verildikten sonra iş yerine ait dönem bordroları kurumdan getirtilmeden ve komşu iş yeri araştırması yapılmadan, davacı tarafından isimleri bildirilen tanıkların anlatımı ve bilirkişi raporuna göre sonuca gidilmesinin davanın niteliği gereğince doğru olmadığı açıktır. Gerçekten bu tür hizmet tesbitine yönelik davaların Kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Dairemizin ve giderek Yargıtay’ın yerleşmiş içtihadı gereğidir. Yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi olan bu tür davalarda; öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin, işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirse de çalışmanın konusu, niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli ve dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde çalışan işyerinde kayıtlı bordro tanıkları yada komşu ve yakın işyerlerinde çalışan kayıtlı tanıklar olması sağlanarak çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. Bu yön Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün
1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Yapılacak iş; yukarıda ve bozma kararında açıklanan şekilde, işyeri ve işverenlere ait çalışma dönemini kapsayan davacı ile ilgili tüm kayıt ve belgeleri varsa ücret bordroları birlikte istenmeli, çalışma dönemini kapsayacak şekilde işyerlerinden Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen dönem bordrolarının tümü de dosyaya eklenmeli, daha sonra da yukarıda belirtildiği üzere işyerinde kayıtlı bordro tanıkları, bunların tespit edilememesi halinde ise komşu ve yakın işyerlerinde aynı dönemlerde çalışan kayıtlı tanıklar dinlenmelidir. Davanın niteliği dikkate alınarak gerektiğinde re’sen yapılacak araştırma ve incelemeler ile çalışmanın niteliği ve süresi saptanmalı, gerektiğinde iş ve sosyal güvenlik hukuku konusunda uzman bir bilirkişiden varsa çalışma dönemleri ve bildirimsiz sürelere ait çalışma ücreti ve dönemlerini gösterir yöntemince raporda alınarak sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı … Kon. Tesisleri ve İşletmeleri A.Ş ile davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan Sidem Tur.Konaklama Tes.İşl.A.Ş.’ne iadesine, 01.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.