YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3783
KARAR NO : 2022/7644
KARAR TARİHİ : 31.10.2022
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davacının tazminat talebinin kısmen kabulü ile 750,00 TL maddi ve 1.250,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Temyiz Edenler : Davacı vekili ve davalı vekili
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
A) Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
Tazminat talebinin dayanağı olan … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/111 Esas ve 2013/294 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne silah sağlama suçundan 03/12/2011 – 15/05/2012 tarihleri arasında 164 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 19/04/2013 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu,
Davacının 10.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın hakkın doğumu tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece 3.814,05 TL maddi, 500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi üzerine dairemizce yapılan incelemede, davacı hakkında düzenlenen yakalama, olay, gözaltı ve sevk – serbest bırakma, tutuklama müzekkereleri, sorgu zaptının Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde aslının veya onaylı örneğinin dosya arasına alınması; tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihleri ile infazı yapılan tutuklama müzekkeresi suç bilgisinin ilgili ceza infaz kurumundan sorulması; davacının tutuklu kaldığı sürelerin diğer bir hükümlülüğünden mahsup edilip edilmediği hususu açıklığa kavuşturulması; aynı konu ve nedene dayalı olarak açılmış başka bir dava olup olmadığının ilgili birimlerden sorulması gerektiği; kabul ve uygulamaya göre de, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da altında olacak şekilde eksik manevi tazminata hükmolunması; davacı tarafça dava dilekçesinde, hükmedilen tazminat miktarlarına hakkın doğumu tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi talep edilmesine rağmen mahkemece dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi; sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücrete hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi gerekçeleri ile hükmün bozulması üzerine yerel mahkemece duruşma açılıp, davacının haksız olarak gözaltında ve tutuklu kaldığı ancak bu cezasının tamamının başka bir cezasından mahsup edildiği anlaşılmakla 750,00 TL maddi ve 1.250,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği anlaşılmakla;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; davacı vekilinin kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, tazminat miktarlarına, vekalet ücretine ve sair nedenlere ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, isteme uygun olarak ONANMASINA;
B) Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
Karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının 5.810,00 TL olduğu ve silahlı terör örgütüne silah sağlama sağlama suçundan 03/12/2011 – 15/05/2012 tarihleri arasında 164 gün gözaltında ve tutuklu kalan davacının 10.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 750,00 TL maddi, 1.250,00 TL manevi tazminat takdir edilmesi nedeniyle toplam 2.000,00 TL tazminata ilişkin hükmün davalı açısından kesin olduğu görülmekle;
6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan ve 21.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunun 2. maddesi ile değişik HUMK’un 427. ve ek 4. maddelerindeki temyiz sınırı ve hükmolunan tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin temyiz isteminin 1086 sayılı HUMK’un 432. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE, 31/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.