YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14716
KARAR NO : 2012/7096
KARAR TARİHİ : 12.04.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
İş sözleşmesinin geçerli ve haklı neden olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, şirket kayıtları itibarı ile mağazaya giriş yapıldığında bunun irsaliyeli faturaya nakit ödeme üzerinden işlem yapılabilmesi mümkün olup, merkez muhasebe tarafından da kontrolu gerekirken sadece mağaza bölüm müdürüne bu görevin yüklenmiş olması ve gerekli kontrollerin yapılmamış olması ve ileride doğabilecek olan cezalara ilişkin olarak feshe esas alınamayacağından cihetle davacının 18 yıllık hizmeti de gözönünde bulundurularak, yapıldığı iddia olunan eylem ile ceza yaptırımı olan fesih arasındaki orantısızlık ve bölüm müdürlerine sonradan getirilmiş bir görev olmasına rağmen yine dinlenen tüm tanık beyanları ile bu konu ile ilgili ayrıntılı eğitimin verilmiş olduğunun da ispatlanamadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli veya haklı nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 25. maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine aynı maddenin II. bendinin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkanı
verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkanı tanımaktadır.
Dosya içeriğine göre, 2009 yılında yapılan değişiklikle; il ve ilçe dışından hal faturalı olarak meyve sebze ürünleri için ödenecek olan %2’lik rüsum vergisinin, kategori satış müdürü tarafından hesaplanacağı, ME. 204 hal bedelli ödeme formunun doldurulacağı ve işletme müdür yardımcısına bildirildikten sonra ödeme işlemlerinin de takip edileceğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır. Davacı tanığı da dahil, dinlenen tanıklar yeni düzenlemenin işletme tarafından kendilerine bildirildiğini beyan etmişlerdir. Davacının imzasını taşıyan 20.04.2010 tarihli yazıda, davacı yeni düzenlemeden haberi olduğunu ikrar etmiş ve ödenecek vergi miktarı yüksek geldiği için günlük birkaç faturanın girişini yapmadığını da açıkça belirtmiştir. Her ne kadar adı geçen yazıyı içeriğini okumadan imzaladığını iddia etmiş ise de; belgenin zorla imzalattırıldığına ilişkin bir delil sunmadığı gibi bu savunması hayatın olağan akışına ters düşmektedir. Davacının, rüsum vergisini eksik hesaplamak ve eksik vergi beyan ederek ödemek şeklindeki davranışı işveren açısından güven sarsıcı bir davranıştır. Bu şartlar açısında işveren açısından iş akdinin sürdürülmesinin çekilmez bir hal aldığı ortadadır. Davacı işçinin bu davranışı işverene derhal fesih hakkı vermektedir. İşverence yapılan fesih haklı nedene dayandığından davanın reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 70,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 12.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.