Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/23133 E. 2013/6120 K. 28.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23133
KARAR NO : 2013/6120
KARAR TARİHİ : 28.03.2013

Davacı, … ile davalılar 1) SGK vekili Avukat … , 2) … Vek. Av. … aralarındaki tespit davası hakkında Kartal 1. İş Mahkemesince verilen 19/10/2010 gün ve 1173/866 sayılı kararın ONANMASINA ilişkin Dairemizin 04/10/2012 gün ve 1692/16592 sayılı ilamına karşı davalı … tarafından süresi içinde karar düzeltme yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

K A R A R

İş mahkemelerinden verilen kararlar ve buna bağlı Yargıtay ilamına karşı karar düzeltme yolu bulunmamaktadır. Ne var ki, Yargıtay onama ve bozma kararlarında maddi yanılgı bulunması halinde usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceği, giderek maddi yanılgının düzeltilmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş içtihatlarındandır.
Dava davacının, davalıya ait işyerinde 1995/Mayıs-1996/Ocak ve 1.12.2000-4.4.2005 tarihleri arasında geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmalarının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının 1.12.2000-4.4.2005 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalışmış olduğunun tespitine, 2000 yılı öncesine ilişkin taleplerin ise hak düşürücü süreye uğradığı gerekçesi ile reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının davalıya ait “Köksal Colour Fotoğrafçılık” işyerinde fotoğrafçı olarak çalıştığı iddiası ile açılan davada, davalı tarafından Kuruma sigorta bildirimi yapılmadığı ve işe giriş bildirgesi düzenlenmediği, dinlenen davacı tanıkları ve bir kısım komşu işyeri tanıklarının beyanlarının fiili çalışma olgusunu ortaya koymaya elverişli olmadığı, bordrolarda ismi geçen kişinin davalının oğlu olduğu, bordro tanıklarının çalışmayı doğrulamadığı gibi dinlenen diğer tanıkların beyanlarının hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olmadığı, davacının kredi kartı başvuru formunda davalı işyeri adresinin … olduğuna dair belge dışında başkaca … delil bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, ifadeleri hükme dayanak alınan bordro tanıkları fiili çalışmayı doğrulamadığı gibi komşu işyeri tanıklarının ise kayıtlara geçmiş kişiler olup olmadığı belli değildir. Bu bakımdan tanık sözleri çalışma olgusu yönünden somut olaylara dayanmamakta, soyut düzeyde kalmaktadır.
Bu tür hizmet tespitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi icap ettiği dairemizin giderek Yargıtay’ın içtihadı gereğidir.
Yapılacak iş, davanın nitelikçe kamu düzenine ilişkin olduğu işyerinin 1.5.1982 tarihinden itibaren faaliyette bulunduğu göz önünde tutularak, davacının tespitini istediği tarihlerde çalıştığını iddia ettiği işyerine komşu olan işyerlerini Belediye, Emniyet veya Jandarma vasıtasıyla saptamak, saptanan bu işyerlerinin kayıtlarına geçmiş kişilerin, başka bir anlatımla, Sosyal Güvenlik Kurumu’nda kayıtları olan komşu işyeri sahiplerinin veya çalışanlarının bilgilerine başvurulmak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.09.1999 gün 1999/21-510-527, 30.06.1999 gün 1999/21-549-555, 05.02.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 03.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 01.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve değerlendirme ile … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki ; maddi hata sonucu davalıların tüm temyiz itirazları reddedilerek Dairemizce 4.10.2012 gün ve 2011/1692 Esas, 2012/16592 Karar sayılı karar ile mahkeme kararının onandığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca davalı işverenin maddi hatanın düzeltilmesi istemi kabul edilmeli ve Dairemizin onama kararı kaldırılarak, hüküm bozulmalıdır..
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Dairemizin 4.10.2012 günlü 2011/1692 Esas, 2012/16592 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkemenin 19.10.2010 tarihli kararının BOZULMASINA, temyiz harcı ve karar düzeltme harcının istek halinde davalılardan …’a iadesine 28/03/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.