YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15298
KARAR NO : 2010/11715
KARAR TARİHİ : 29.11.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 1.6.2003 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava davacıya 3201 sayılı Yasa gereğince yapılan borçlanma uyarınca bağlanan yaşlılık aylığının iptalinden sonra 1.6.2003 tarihinde yurt dışından kesin dönüş yaptığının tespiti ile 26.1.2008 tarihinde kesilen aylığının ödenmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının 01.04.2004 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının ve kesilen aylıklarının 24.01.2008 kesilme tarihinden itibaren ödenmesine devam edilmesi gerektiğinin tespiti ile fazla istemin reddine karar verilmiştir.
3201 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca borçlanılan süreler de değerlendirilerek aylık bağlanabilmesi için yurda kesin dönüş yapılmış olması gerekmektedir. Zira, borçlanmanın geçerliliği için yurda kesin dönüşü şart kılan 3201 sayılı Yasanın 3. maddesi 4958 sayılı Yasa’nın 56. maddesi ile değiştirilip söz konusu şart madde kapsamından çıkarılmışsa da, anılan yasanın tahsis koşullarını düzenleyen 6. maddesinde benzer nitelikte bir değişiklik yapılmadığından kesin dönüş şartı gerçekleşinceye kadar sigortalıya yaşlılık aylığı tahsisi mümkün değildir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının 10.10.1975-30.09.1987 tarihleri arasında yurt dışında (Almanya’da) geçen hizmetlerini 3201 sayılı Yasa gereğince borçlanarak, borçlanma bedelini ödediği ve 06.11.2002 tarihli talebi dikkate alınarak 5880 gün yurtdışı borçlanması üzerinden 01.04.2004 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, daha sonra Alman Sigorta Mercii’nden alınan hizmet cetvelinden davacının, yurt dışından işsizlik yardımı aldığı, kesin dönüş yapmadığı gerekçesi ile Kurum tarafından davacının yaşlılık aylığının bağlanış tarihi itibariyle iptal edildiği ve ödenen aylıkların davacıdan geri istendiği, Alman Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından gönderilen belgelerden, 02.10.2000-31.10.2007 tarihleri arasında davacıya işsizlik ödeneği yapılmayan devre olarak ve 01.01.2005-31.10.2007 tarihleri arasındaki döneminde geriye dönük emeklilik durumu olduğunun bildirildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacıya 01.04.2004 tarihinden itibaren aylık bağlanmasına karar verilmiş ise de mahkemece davacının yurt dışı ilişkisinin bitip bitmediği hususunun yöntemince araştırılmadığı görülmektedir.
Mahkemenin kabul şekli bakımından da davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde davalı Kurum yararına avukatlık ücretine hükmedilmemiş olmasıda hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; davacının Türkiye’de ikamet ettiği adresi davacıdan sormak hangi tarihten beri bu adreste oturduğunu zabıta ve muhtarlık aracılığı ile araştırma yaptırılarak belirlemek, dava tarihi olan 23.01.2008 tarihinden sonra yurda çıkış-giriş yaptığı tarihleri Emniyet Müdürlüğü’nden sorulup, davacının pasaport fotokopileri temin edilip, tüm deliller birlikte değerlendirilerek, davacının yurda kesin dönüş yapıp yapmadığı saptamak , kesin dönüş yapmış ise kesin dönüş tarihini takip eden aybaşından aylık bağlanması gerektiğinin tespitine karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 29.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.