YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13315
KARAR NO : 2010/11574
KARAR TARİHİ : 25.11.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, iş kazası sonucu beden güç kaybına uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile ,18.060.70 TL maddi tazminat ile 25.000.00TL manevi tazminatın 15.09.2006 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,fazla istemin reddine, karar verilmiştir.
Davacının iş kazası sonucu % 6.20 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda davacının % 30, davalı işverenin % 70 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 10.000.00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 25.000.00 TL’sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tamamen silinmesine, yerine,
“1-Davanın kısmen kabulü ile, 18.060.70 TL maddi tazminat ile 10.000.00 TL manevi tazminatın 15.09.2006 olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 1.200.00 TL avukatlık ücretinin ve maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 2.006,07 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden aynı Tarife gereğince hesaplanan 1.200.00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3- 2008/184 E sayılı dosya ile ilgili Davacı tarafından yapılan toplam 609.00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleştirilen Ankara 3. İş Mahkemesinin 2009/6 E sayılı dosyası ile ilgili davacı tarafından yapılan 9.00 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre takdiren 2.00 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Alınması gereken 1.515.28 TL ilam harcından peşin alınan 689.00 TL harcın düşümüyle kalan 826.28 TL nispi harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından peşin yatırılan 689.00 TL nispi harç ile 29.60 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 718.60 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, 25.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.