Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/14470 E. 2010/10942 K. 04.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14470
KARAR NO : 2010/10942
KARAR TARİHİ : 04.11.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 1.4.2009 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Dava, davacının 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı iken ölen eşinden dolayı 01.04.2009 tarhinden itibaren ölüm aylığına hak kazandığının tesbiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir
Mahkemece, istemin kabulü ile davacının 01.04.2009 tarihinden itibaren ölüm aylığına hak kazandığının tesbitine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, 1479 sayılı Yasa’nın 41. maddesinde ölüm aylığına hak kazanma koşulları arasında belirtilen “üç tam yıl” sigortalılık süresini “beş tam yıl” olarak düzenleyen hükmün, hangi tarihte yürürlüğe girdiği ve davacı yönünden hangi düzenlemenin uygulanması gerektiği noktalarında toplanmaktadır.
1479 sayılı … Kanunu’nun ölüm aylığı şartlarını düzenleyen 41. maddesinde “üç tam yıl” sigortalılık koşulu, 04.10.2000 tarihli 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile “beş tam yıl” olarak değiştirilmiş, anılan Kararname Anayasa Mahkemesi’nin 26.10.2000 tarihli kararı ile iptal edilmiş, iptal hükmü 08.08.2001 tarihinde yürürlüğe girdikten sonra, 24.07.2003 kabul tarihli ve 4956 sayılı Yasa, 02.08.2003 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Anılan Yasanın 21. maddesi ile 1479 sayılı Yasa’nın 41. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentlerinde yazılı olan “üç tam yıl” ibareleri “beş tam yıl” olarak değiştirilmiş olup, Yasanın yürürlüğüne ilişkin 57. maddesinin (b) bendinde “yasanın diğer hükümlerinin 08.08.2001 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği” açıkça hükme bağlanmıştır. 1479 sayılı Yasa’nın 41. maddesini değiştiren 21. maddesi 08.08.2001 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek maddeler içinde yer almaktadır.
Ne var ki, Anayasa Mahkemesi’nin 24.06.2004 gün ve 2004/18-89 sayılı kararı ile ölüm aylığına hak kazanma şartını 08.08.2001 tarihinden geçerli olmak üzere “beş tam yıl” olarak düzenleyen 4956 sayılı Yasa’nın yürürlük tarihine ilişkin 57. maddesinin (b) bendinin, 1479 sayılı Yasa’nın 41. maddesinin birinci fıkrasının, 4956 sayılı Yasa’nın 21. maddesi ile değiştirilen (a) bendi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş, iptal kararı Resmi Gazete’de yayımlandığı 23.11.2004 tarihinden başlayarak altı ay sonra 23.05.2005 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
İptal kararının yürürlüğe girmesinden sonra Kanun koyucu tarafından son olarak 02.07.2005 tarih ve 5389 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 4. maddesi ile 4956 sayılı Yasa’nın yürürlüğe ilişkin 57. maddesinin (a) bendine “1479 sayılı Kanunun 7. maddesinin, ikinci fıkrası, 19” ibaresinden sonra gelmek üzere “21”, ibaresi eklenmiş ve aynı Yasanın yürürlüğe dair 5. maddesinde, anılan 4. maddenin 02.08.2003 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe gireceğini düzenlenmiştir.
Kural olarak yasalar, yürürlüğe girdikleri andan itibaren hukuksal sonuçlarını doğurmaya başlar ve yürürlükte oldukları dönemdeki uyuşmazlıklara ve görülmekte olan davalara uygulanır. Ne var ki, yasaların yürürlük tarihinden önceki olaylara da uygulanacağı yönünde açık hüküm bulunması veya öğreti ile Yargıtay uygulamasında kabul edilmiş olan istisnalardan birinin varlığı halinde henüz kesinleşmemiş uyuşmazlıklara da yeni yasa uygulanmalıdır.
Hal böyle olunca “beş tam yıl” sigortalılık koşulu yönünden; 4956 sayılı Yasa’nın 21. maddesi ile 1479 sayılı Yasa’nın 41. maddesindeki “üç tam yıl” ibareleri “beş tam yıl” olarak değiştirilmiş ve yürürlüğe ilişkin 57. maddesi ile bu hükmün 08.08.2001 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girdiği ve ayrıca 5389 sayılı Yasa’nın 4. maddesi ile 4956 sayılı Yasa’nın 57. maddesinin (a) bendine “21” ibaresinin eklenmesi ile “beş tam yıl” düzenlemesinin, 5389 sayılı Yasa’nın 4. maddesi ile 02.08.2003 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girdiği açıktır.
Bu durumda, 1479 sayılı Yasa’nın 41. maddesinde 4956 sayılı Yasa’nın 21. maddesiyle 24.07.2003 tarihinde yapılan değişiklikle 3 tam yıl prim ödeme koşulunu 5 tam yıla çıkaran düzenlemenin yürürlük tarihi 02.08.2003 olarak değiştirildiğinden, bu tarihten sonra ölen sigortalıların hak sahipleri için 5 tam yıl sigorta primi ödeme koşulu aranacaktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24.12.2008 gün ve 2008/21-787 Esas, 2008/786 Karar sayılı ilamı da aynı yöndedir.
Somut olayda, davacı murisinin Esnaf … sigortalısı olarak tescil edildiği 05.01.2004 tarihinden itibaren ölüm tarihi olan 22.03.2006 tarihine kadar, 2 yıl 2 ay 17 gün Bağ Kur sigortalılığı ile 29.05.1989-29.11.1990 tarihleri arasında yaptığı 1 yıl 6 ay askerlik süresinden 27.02.2009 tarihinde bedeli ödenen 10 aylık askerlik borçlanması ve 01.01.1994-30.06.1994 tarihleri arasında 90 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmalarıyla birlikte toplam 3 yıl 3 ay 17 gün sigortalı hizmetinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Muris, 5389 sayılı Yasa ile değişik 4956 sayılı Yasa’nın 21. maddesinin 02.08.2003 yürürlük tarihinden sonra 22.03.2006 tarihinde öldüğüne göre, mirasçının ölüm aylığı istemi 4956 sayılı Yasa hükümlerine tabidir. Başka bir anlatımla ölüm aylığının bağlanması için 5 tam yıl prim ödeme koşulu gerçekleşmemiştir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın istemin reddi yerine kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.