YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2603
KARAR NO : 2011/4072
KARAR TARİHİ : 28.04.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde 20.4.2005-30.9.2007 tarihleri arası eksik görülen hizmetlerinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, davalı işverene ait işyerinde 20.04.2005-30.09.2007 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen sürelerde sigortalı çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, davacının davalı … Gıda San…Ltd.Şirketine ait işyerinde 20.04.2005-04.10.2006 tarihleri arasında 524 gün,05.10.2006-07.02.2007 tarihleri arasında Kuruma bildirilen günler dışında 43 gün, 08.02.2007-30.09.2007 tarihleri arasında 232 gün olmak üzere toplam 799 gün çalıştığının tespitine , karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 03.06.1991-2008/8. ay tarihleri arasında farklı işyerlerinde kesintili olarak 2.550 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı çalışmasının olduğu, 05.10.2006 tarihinde davalı işveren unvanlı iş yerinde işe girdiğine dair imzalı bildirgenin 04.10.2006 tarihinde kuruma verildiği, 07.02.2007 tarihinde işten çıkışının hizmet cetvelinde görüldüğü,davalı iş yerinde; 05.10.2006-07.02.2007 tarihleri arasında 2006/10. ayda 25 gün, 11. ayda 19 gün, 12. ayda 15 gün, 2007/1. ayda 15 gün ve 2. ayda 7 gün olmak üzere 81 gün çalışmasının Kuruma bildirildiği, 43 gün eksik bildirim yapıldığı,tesbiti istenilen dönem ile çakışan başka işyeri çalışmasının olmadığı, 2005/3-2007/10. ay arası dönem bordrolarının geldiği, bordrolarda davacının hizmet cetvelinde görülen kadar çalışmasının olduğu, 2006/10-2007/2. ay arasına ait ücret bordrolarının geldiği, bordrolarda davacının imzasının olduğu,davacı vekilinin imzaları inkar ettiği, davalı işyerinin 506 sayılı Yasa kapsamına 20.11.2003 tarihinde alındığı, halen faal olduğu, davacının 16.01.2007- 31.01.2007, 16.01.2007-31.01.2007 ,20.11.2006-30.11.2006, 30.10.2006-31.10.2006 tarihleri arasında ücretsiz izin kullanacağına dair izin belgelerinin olduğu,belgelerde davacının imzasının bulunduğu,05.10.2006 tarihinde imzalanan belirli süreli iş sözleşmesinde , davacının 05.10.2006-07.02.2007 tarihleri arasında 6 aylık süre ile çalışacağının belirlendiği, sözleşmede davacı ve işverenin imzalarının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Gerçekten, davacının, işyerindeki çalışmaları ücret bordrolarına, izin belgelerine, aylık ve üç aylık bordrolara dayanılarak Kuruma kısmi olarak bildirilmiş ve bildirime uygun olarak da primleri ödenmiştir. Öte yandan işe giriş bildirgesi, ücretsiz izin belgeleri ve bordrolar davacı çalışmalarının işyerinde kesintili geçtiğinin karinesidir. Karinenin tersinin ise eşdeğerdeki belgelerle kanıtlanması gerektiği söz götürmez. Başka bir anlatımla yazılı belgelerin varlığı halinde tanık sözlerine itibar edilemez. Dairemizin, giderek Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşleri de bu doğrultudadır. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda, davacının davalı işverence Kuruma verilen 05.10.2006 tarihli işe giriş bildirgesinin bulunduğu, 07.02.2007 tarihinde işten çıkışının hizmet cetvelinde görüldüğü, çalışmalarının kısmi olarak bildirildiği, tesbitine karar verilen sürelerin bir kısmına ait ücret bordrolarının imzalı olduğu ,ayrıca bildirim yapılmayan sürelerde ücretsiz izin kullanıldığına dair davacının imzası bulunan izin belgelerinin bulunduğu uyuşmazlık konusu olmayıp bu belgelerdeki imzaların davacıya ait olup olmadığı yönünde uzman bilirkişiden rapor alınmadan karar verilmesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş, tesbitine karar verilen sürelere ait ücret bordrolarında ve izin belgelerindeki sigortalı imzaları üzerinde, uzman bilirkişilere imza incelemesi yaptırmak, imzanın sigortalıya ait olduğunun anlaşılması halinde ücret bordrosu ve izin belgesi bulunan sürelerle ilgili olarak istemin reddine, imzanın davacıya ait olmadığının anlaşılması halinde de şimdiki gibi karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan işverene iadesine, 28.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.