Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/4568 E. 2022/7697 K. 31.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4568
KARAR NO : 2022/7697
KARAR TARİHİ : 31.10.2022

Mahkemesi :Ceza Dairesi
Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Hüküm : İstinaf başvurusunun esastan reddi

Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hükme yönelik, … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda 09.11.2017 tarihli, 2017/3305 Esas, 2017/3495 Karar sayılı “istinaf başvurusunun esastan reddine” ilişkin karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tazminat talebinin dayanağı olan … 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 20.11.1985 tarih 1985/196 Değişik … içtima kararı ile 17 yıl 43 ay 10 gün hapis cezasının infazı sırasında 30.05.1983 tarihinde cezaevine girip, 11.07.2017 tarihinde şartla tahliye edildiği, şartla tahliye tarihi ile bihakkın tahliye tarihi arasında işlemiş olduğu yeni suç nedeniyle … 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 19.02.1993 tarih 1993/29 Değişik … sayılı kararı ile şartla tahliye kararı ile bi hakkın tahliye tarihi olan 30.10.2003 tarihi arasındaki 11 yıl 6 ay 18 gün aynen infazına karar verildiği, 30 Nisan 2013 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan 6459 sayılı yasanın 25. maddesi ile 5275 sayılı yasaya geçici 5. maddesinde; “7 kasım 1982 tarihinden önce işlenen suç nedeniyle mahkum olan kişi hakkında, mahkum olunan cezanın infazı sürecinde koşullu salıverildikten sonra deneme süresi içerisinde işlediği yeni bir suç nedeniyle koşullu salıverilme kararı geri alınamaz” maddesi gereğince davacının 22.02.1993 tarihi ile 08.10.2001 tarihi arasında 3150 gün fazladan infaz edildiği, cezaevinde kaldığı süre nedeniyle 466 sayılı kanun hükümlerine tabi olduğu anlaşılmakla;
Davacının lehe düzenlemeler sonucu fazladan cezaevinde kaldığı sürelere ilişkin olarak asgari ücret üzerinden maddi tazminat, 1.500.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren ileyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece 44.237,03 TL maddi, 200.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmesi üzerine davacı vekili ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davacının içtima ettirilen 17 yıl 43 ay 10 gün hapis cezasının infazı için 30.05.1983 tarihinde cezaevine girdiği, 11.07.1987 tarihinde şartla salıverildiği, şartla tahliye tarihi ile bihakkın tahliye tarihi arasında işlemiş olduğu yeni suç nedeniyle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.1993 tarihli kararı ile şartla tahliyesi geri alınıp, şartla tahliyeden sonra işlediği yeni suçun tarihi olan 15.04.1992 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 30.10.2003 tarihi arasındaki 11 yıl 6 ay 18 gün cezanın aynen infazına karar verildiği, 30 Nisan 2013 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan 6459 sayılı Yasanın 25. maddesi ile 5275 sayılı Yasaya geçici 5. madde “7 kasım 1982 tarihinden önce işlenen suç nedeniyle mahkum olan kişi hakkında, mahkum olunan cezanın infazı sürecinde koşullu salıverildikten sonra deneme süresi içerisinde işlediği yeni bir suç nedeniyle koşullu salıverilme kararı geri alınamaz.” maddesi gereğince davacının 22.02.1993 tarihi ile 08.10.2001 tarihi arasında yattığı ceza, fazladan infaz edilmiş bir ceza haline geldiği, aslında davacının 1993-2001 yılları arasında infaz edilen cezası, infaz tarihi itibariyle tamamen infaz yasasına uygun şekilde infaz edildiği, cezanın infazında hukuka aykırı bir durum olmadığı, ancak sonradan çıkan kanun nedeniyle, infaz edilen bu ceza, infaz edilmemesi gereken bir ceza haline geldiği, 5271 sayılı kanunun 144. Maddesinin başlığı ”tazminat istemeyecek kişiler” olduğu, bu maddenin b. fıkrasına göre ”tazminata hak kazanmadığı halde sonradan yürürlüğe giren lehe düzenlemeler sebebiyle durumları tazminat istemeye uygun hale gelenler” tazminat isteyemeyeceği, bu nedenle yerel mahkemece verilen kararın bozulmasına dair karar verildikten sonra yerel mahkemece bozma ilamına uyarak davanın reddine karar verilmesi üzerine davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin davanın kabulü kararı verilmesine dair tüm temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve Kanuna uygun bulunan … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 09.01.2017 tarihli, 2017/3305 Esas, 2017/3495 Karar sayılı “ istinaf başvurusunun esastan reddine” ilişkin karara karşı yapılan temyiz isteminin isteme uygun olarak 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE; 5271 sayılı CMK’nın 7165 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 8. Maddesi ile değişik 304/1. maddesi uyarınca, dosyanın gereği için … 10. Ağır Ceza Mahkemesine; kararın bir örneğinin de … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE; 31.10.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.