YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/32761
KARAR NO : 2013/28407
KARAR TARİHİ : 06.12.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, 05.06.1984 yılında davalı şirkette işe başladığını, 31.07.1994 tarihinde ise sebep gösterilmeden ve bildirimsiz olarak işten çıkarıldığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı şirket vekili, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkili şirketin 21.05.1997 tarihinde faaliyete başladığını, davacının çalıştığını iddia ettiği 1984-1994 yıllarında şirketin mevcut olmadığını, davacının da şirketlerinde çalışmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … Şenyurt mirasçıları, davacının iş sözleşmesini kendisinin feshettiğini savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, sigorta kayıtlarından davacının 30.09.1988’de ayrılıp 01.02.1993 tarihinde yeniden çalışmaya başladığı ve tekrar 31.07.1994 tarihinde ayrıldığının görüldüğü, tanık beyanında davacının birkaç defa işten uzaklaştırılıp tekrar başladığının ifade edildiği, aksinin işverence ileri sürülüp kanıtlanamadığı, davacının 05.06.1984-30.09.1988, 01.02.1993-31.07.1994 tarihleri arasında çalıştığı ve her iki dönemde de işverence işten çıkartıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 18.10.2012 tarih, 2010/19946 esas ve 2012/34996 karar sayılı ilamı ile, davalı … mirasçılarının sorumluluklarının kısmi davada talep edilen miktarla sınırlı olduğunun gözetilmemesinin hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozmaya uyan mahkemece, zamanaşımı dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, kıdem tazminatı olarak brüt 540,00 TL’nin akdin fesih tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte , ihbar tazminatı olarak brüt 108,00 TL’nin dava ve ıslah tarihinden itibaren kanuni faizi ile birlikte, davalı müteveffa … Şenyurt mirasçılarından veraset ilamı hisselerine göre sorumlu olmak üzere tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında ihbar tazminatına uygulanması gereken faiz konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda, davacı vekili 27.03.2001 tarihli dava dilekçesi ile 108,00 TL ihbar tazminatı talep etmiştir. Mahkemece zamanaşımı dikkate alınarak davalı … mirasçılarının sorumluluklarının kısmi davada talep edilen miktarla sınırlı olduğu kabul edilmesine karşın ihbar tazminatı faiz başlangıç tarihi yanlış tespit edilmiştir. Hükmolunan ihbar tazminatına, dava edilen miktarına göre, dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, dava ve ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru olmamıştır.
Ancak, belirtilen bu yanlışlık giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmeden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Sonuç:
Temyiz konusu kararın hüküm fıkrasının ikinci bendinin “108,00 TL brüt ihbar tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı müteveffa … Şenyurt mirasçılarından veraset ilamı hisselerine göre sorumlu olmak üzere tahsili ile davacıya verilmesine,” şeklinde düzeltilmesine ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 06.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.