Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/17294 E. 2013/21967 K. 26.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17294
KARAR NO : 2013/21967
KARAR TARİHİ : 26.11.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, murisi, 01/11/2002-06/04/2004 tarihleri arasında tarım … sigortalısı olduğunun tespitiyle, 01/04/2010 tarihinden itibaren ölüm aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Davacılar; murislerinin 01.11.2002 – 06.04.2004 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamınsa sigortalı olduğunun tespiti ile 01.04.2010 tarihinden itibaren ölüm aylığı almaya hak kazandıklarının tespitine karar verilmesini sitemişlerdir.
Mahkemece; davanın kabulü ile davacılar murisinin 01.11.2002 – 06.04.2004 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun tespitine ve davacıların 01.04.2010 tarihinden itibaren ölüm aylığı almaya hak kazandıklarının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacılar murisinin 06.04.2004 tarihinde vefat ettiği, davacıların 30.03.2010 tarihinde tahsis talebinde bulundukları, davalı Kurum tarafından tahsis talebinin; murisin ziraat odası kaydının geçersiz olduğunun anlaşıldığı ve bu nedenle de 1800 gün prim ödeme gün sayısı bulunmadığından reddedildiği, murisin davalı Kurum tarafından ilk olarak 04.11.2000 tarihli prim kesintisi gereğince 2926 sayılı Yasa kapsamında tescil edildiği, ancak bu prim kesintisi murise iade edildiği için sonraki kesinti tarihi olan 18.10.2002 tarihi gereğince murisin 01.11.2002 tarihi itibari ile tescil edildiği, murisin 26.10.2000 tarihinden itibaren başlayan ziraat odası kaydının kontrol memurunun 08.09.2010 tarihli raporunda; murisin kaydının bulunduğu aidat defterinde noter tastiki bulunmadığı, üyeliğin başlamasına ilişkin karar bulunmadığı, murisin düzenli prim ödemesi bulunmadığı bildirildiğinden davalı Kurum tarafından geçersiz sayıldığı, murisin 11.04.1943 – 22.01.1947 tarihleri arasındaki askerliği gereğince 1.361 gün askerlik borçlanması yaptığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da, 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesindeki gibi geçmiş Tarım … hizmetlerinin tespitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. Anılan Yasa’nın 5. maddesinde, 7. maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin, kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı belirtilmiştir. Kanunun 10. maddesindeki kayıtlar Kurum tarafından yapılacak olan tescil işlemleri için uygulama alanı bulmaktadır.
Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, …’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir.
İlk prim kesintisini izleyen yıllarda prim kesintisi veya ürün tesliminin gerçekleştiğinin belirlendiği durumlarda, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.
Tarım … sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Yasa’nın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davasında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması, davanın kabulü için yeterli değildir. Tarımsal faaliyetin sürdüğünün, faaliyete ilişkin olarak hangi tarımsal ürünlerin üretildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir. Prim tevkifatı ve ürün tesliminin, iki yıla kadar olan süre dışında süreklilik arzettiği hallerde de tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir.
Somut olayda; murisin teslim etttiği ürünlerden 18.10.2002 tarihinde kesinti yapıldığı anlaşılmakla; 01.11.2002 – 31.12.2002 tarihleri dışında, mahkemece kabul edilen diğer sürelere ilişkin başkaca kesinti ya da ürün teslimi bulunup bulunmadığına dair araştırma yapılmadan sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; 31.12.2002 tarihinden sonrasına ilişkin olarak prim kesintisi ya da ürün teslimi bulunup bulunmadığını araştırarak yukarıdaki açıklamalar ışığında varılacak sonuca göre hüküm kurmaktan ibarettir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.