YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/35190
KARAR NO : 2013/28969
KARAR TARİHİ : 12.12.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davalının fesih esnasında yasada yer alan prosedüre uymadığını, fesih işleminin keyfi ve tutarsız olduğunu, feshin son çare olma ilkesine uyulmadığını, iş sözleşmesinin haksız ve geçersiz olarak feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine, işe iadesine ve diğer kanuni haklarının belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin dünya çapında faaliyet gösteren Votorantim Gurubuna devredildiğini, bunun sonucunda bilgi sistemlerinin merkezden yürütülmesi hedeflendiğinden yeniden yapılanma ve organizasyon çalışmalarına gidilmek suretiyle davacının çalıştığı Bilgi Teknolojileri Müdürlüğü pozisyonun iptal edildiğini, davacının çalıştığı pozisyonun artık müvekkili şirket yapılanmasında yer alınmadığını, feshin işletme, işyeri ve işin gereklerinden kaynaklandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı noktasındadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesinde işletmenin, işyerinin veya işin gerekleri kavramına yer verildiği halde, işletmesel karar kavramından sözedilmemiştir. İşveren, amaç ve içeriğini belirlemekte … olduğu kararları, yönetim hakkı kapsamında alabilir. Geniş anlamda, işletme, işyeri ile ilgili ve işin düzenlenmesi konusunda, bu kapsamda işçinin iş sözleşmesinin feshi dahil olmak üzere işverenin aldığı her türlü kararlar, işletmesel karardır.
İşletmesel karar söz konusu olduğunda, kararın yararlı ya da amaca uygun olup olmadığı yönünde bir inceleme yapılamaz. Kısaca işletmesel kararlar yerindelik denetimine tabi tutulamaz. İşverenin serbestçe işletmesel karar alabilmesi ve bunun kural olarak yargı denetimi dışında tutulması şüphesiz bu kararların hukuk düzeni tarafından öngörülen sınırlar içinde kalınarak alınmış olmalarına bağlıdır.
Feshin işletme, işyeri ve işin gerekleri nedenleri ile yapıldığı ileri sürüldüğünde, öncelikle bu konuda işverenin işletmesel kararı aranmalı, bağlı işveren kararında iş görme ediminde ifayı engelleyen, bir başka anlatımla istihdamı engelleyen durum araştırılmalı, işletmesel karar ile istihdam fazlalığının meydana gelip gelmediği, işverenin bu kararı tutarlı şekilde uygulayıp uygulamadığı (tutarlılık denetimi), işverenin fesihte keyfi davranıp davranmadığı (keyfilik denetimi) ve işletmesel karar sonucu feshin kaçınılmaz olup olmadığı (ölçülülük denetimi-feshin son çare olması ilkesi) açıklığa kavuşturulmalıdır.
Somut olayda, davacının görev yaptığı bilgi teknolojileri müdürlüğü pozisyonunun iptal edildiği, sonrasında tekrar ihdas edilmediği ve bu pozisyonda çalışmak üzere … işçi alımı yapılmadığı dosya kapsamı ve organizasyon şemaları ile sabittir. Bu yönüyle davalının tutarlı davrandığı anlaşılmaktadır. Ayrıca dosya kapsamında davalının keyfi davrandığına dair her hangi bir delil bulunmadığı gibi benzer pozisyonlarda boş kadro bulunduğu da davacı tarafından ispat edilemediğinden feshin son çare olma ilkesinin uygulanamayacağı göz önünde bulundurularak feshin geçerli nedene dayandığı kabul edilip davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulü yönünde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 24,30 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 21,15 TL harcın mahsubuyla bakiye 3,15 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 950,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.320,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine,
7-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 12.12.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.