YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1250
KARAR NO : 2012/15983
KARAR TARİHİ : 06.07.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, iş sözleşmesinin haksız fesh edildiğini iddia ederek feshin geçersizliğine, işe iadesine ve işe başlatmama durumuna ilişkin haklarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı işveren, değişik tarihlerde işyerinde çalışanlara indirim kuponu verildiğini, bu kuponlarla marketten yapılacak alışverişlerde işverenin belirlediği günlerde %10 indirim uygulandığını, bunun çalışanlara sosyal yardım amacı ile verildiğini, yıllardır uygulamanın sürdüğünü, uygulamaya göre kuponun sadece personel tarafından ya da yakınları tarafından kullanılabileceğini, bu kuralların kupon dağıtılırken söylendiğini, sosyal yardım niteliğinde yapılan bu dağıtımın şirketi zarara uğratacak şekilde ticari amaçla kullanılamayacağını, işverenin 09-12/06/2011 tarihlerinde personel alışveriş günleri düzenlediğini ve sözü edilen kuponları Personele dağıttığını, davacının kendi kuponu dışında diğer çalışanlardan da onlara verilen kuponları aldığını ve farklı kasalardan … Faydalı Maddeler Ltd. adlı şirketin 09/06/2011 de yaptığı 18.690,39 TL lik alışverişte kullandığını, böylece işverenin zarara uğradığını belirterek, bu alışvere ilişkin faturaları sunmuş, indirim kuponu alanlarla davacının savunmasının alındığını, çalışanların bu kuponların yakınları ve iş arkadaşları tarafından kullanılabileceğine dair bilgi sahibi olduklarını (… hariç), davacının kullanmadıkları personel kuponunu istediğini, kendilerinin de verdiğini, kuponların normal alışveriş için davacı tarafça kullanılacağını sandıklarını, toplu alışverişte kullanacağını bilmediklerini belirttiklerini, davacının da savunmasında kuponların toplu satışlarda kullanılmayacağını bilmediğini, bunu bilse idi işini ve arkadaşlarını riske atmayacağını, bundan sonra böyle bir kupon istemediğini ve kullanmayacağını, bu işi yan gelir elde etmek için yaptığını, durumu yönetim müdürünün bildiğini, sadece Real’den değil büyük marketlerden de indirimli mal alıp dışarıda sattığını söylediğini, davacının kanun ve TİS kurallarına uygun kurullardan geçirilerek iş akdinin sona erdirildiğini, yaptığı eylemle maddi kazanç elde ettiğinin sabit olduğunu, iş sözleşmesinin 7. maddesine aykırı davrandığını, davacı eylemi nedeni ile fatura tutarının %10 u 1.860,90 TL işverenin zarara uğradığını, bunun da fesih gerekçesi olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir. 15.07.2009 tarihinde hiç bir mazeret göstermeksizin işe gelmediğini, şirket yetkilisinin davacıyı aradığını, davacının da işi bıraktığını bir daha işyerine gelmeyeceğini bildirdiğini, davacının gelmediği günlere ilişkin tutanak tutulduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı taraf personele dağıttığı indirim kuponları ile ilgili toplu satışta kullanılamayacağı, bu kuponlar sadece personel ve yakınları tarafından kullanılabilir gibi kurallar koyduğunu iddia etmişse de buna ilişkin işçilere tebliğ edilmiş bu kuralların varlığını gösterir herhangi bir belge ibraz edilmediği, üstelik bizzat davalı tanıkları dahi bu kuralların yazılı olmadığını söylemekle beraber varlığı ile ilgili çelişkili beyanda bulunmuşlar, var olduğu söylenen kurallardan toplu satışın ne olduğunu, kriterlerini, yakınları kavramına kimlerin girdiğini açıklayamadığı, bu durumda verilen indirim kuponlarının istenen kişiye verilebileceği ve istenen kuponların geçerli olduğu tüm ürünler ve miktarlar için kullanılabileceğinin kabulü gerektiği, bu itibarla davacının diğer arkadaşlarından kullanmadıkları kuponları alması ve yüksek miktarlı alışverişte alışverişi yapan firmayı kullandırması fesih sebebi sayılamayacağı, firmanın zarara uğradığı iddiası da doğru olmadığı, kuponların hangi miktarda alışverişte kullanılacağına dair üst limit konulmadığı, verilen kuponların dağıtıldığı kişi sayısı kadar yapılacak alışverişlerde geçerli olduğu limitte olmadığı için bu kuponlarla ne kadar alışveriş yapılırsa yapılsın %10 indirim yapılacağı belli olduğu, davacının bu kuponları bir müşteriye kullandırarak sağlanan indirimin bir kısmını müşteriden nakden veya malen alması durumunda da iş akdine aykırılık olduğu söylenemeyeceği, davacı kendisine sağlanan indirim imkanını kullanarak veya kullandırarak ürün almış normal etiket fiyatı üzerinden sağlanan avantajın da bir kısmını kendisine mal etmiş olmasının işverene herhangi bir zararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; davacının, ayrı ayrı kasalardan yapmış olduğu toplu alışverişte diğer mesai arkadaşlarının %10 personel indirim kupanlarını kullandığı ve bu alışverişte başka bir firma ismini kullanarak fatura kestirdiği anlaşılmaktadır. Davacının işverence personele sağlanan avantajı ve indirim kuponlarını amacı dışında kullandığı sabittir. Bu davranış, davalı işverence tespit edildiği üzere zarar verdiği gibi doğruluk ve bağlılık kurallarına uymayan nitelikte olup haklı sebep oluşturacak ağırlıktadır. Iş sözleşmesi davalı işverence haklı nedenle feshedildiğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 90,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 06.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.