YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6649
KARAR NO : 2012/26844
KARAR TARİHİ : 30.11.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla çalışma, genel tatil ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı … Kaynak Suları San. Tic. A. Ş. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının Haziran 2008-Eylül 2009 tarihleri arasında davalı … Su Ltd. Şti.’de şoför olarak çalıştığını, son ücretinin 1.000,00 TL olduğunu, ücrete ek olarak yol harcırahı aldığını, haftanın yedi günü yaklaşık onaltı saat çalıştığını, hafta tatilini hiç kullanmadığını, iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalı … Su Ltd. Şirketinden faizleriyle birlikte tahsilini istemiş;
Birleşen Kocaeli 2. İş Mahkemesi’nin 2010/763 esas sayılı dosyasında, işletmenin davalı … Kaynak Suları A. Ş.’ye devredildiğini ileri sürerek aynı alacakların davalı … Kaynak Suları A. Şirketinden faizleriyle birlikte tahsilini talep etmiş, taleplerini bilirkişi raporu doğrultusunda 20.09.2011 tarihinde ıslah ederek artırmıştır.
Davalı … A. Ş. vekili, davacının diğer davalı … Ltd. Şti.’nin hisselerini satın almadığını, sadece marka devri gerçekleştiğini, davacının markanın devralındığı tarihten önce işten çıktığını belirterek davanın husumetten ve esastan reddini talep etmiştir.
Diğer davalı … Ltd. Şti.’ne Tebligat Kanunu’nun 35. maddesince tebligat yapılmış, davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacının 24.06.2008-30.09.2009 tarihleri arasında davalı … Su San. ve Paz. Ltd. Şti.’de bir yıl, üç ay, altı gün çalıştığı, ücretinin 650,00 TL net 908,33 TL brüt olduğu, iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, 30 Ağustos ve 29 Ekim gibi milli bayramlarda çalıştığı, ondört günlük izin ücreti alacağı olduğu, davalının izin alacağının ödendiğine dair belge sunmadığı, fazla çalışma yapmadığı, davalılar arasında işyeri devri olduğu, alacaklardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı yasal süresi içinde davalı temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma karşılığı ücretlere hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 47. maddesinde, kanunun kapsamındaki işyerleri bakımından, ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışma karşılığı olmaksızın o günün ücretinin ödeneceği, tatil yapılmayarak çalışıldığında ise ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücreti ödeneceği hükme bağlanmıştır.
2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 2. maddesinde resmi ve dini bayram günleriyle yılbaşı gününün genel tatil günleri olduğu açıklanmıştır. Buna göre genel tatil günleri, 1 Ocak, 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos günleri ile arife günü saat 13:00’da başlanan 3.5 günlük Ramazan Bayramı ve arife günü saat 13:00’de başlayan 4.5 günlük Kurban Bayramı günlerinden oluşur. Ulusal bayram günü ise 28 Ekim saat 13:00’ten itibaren başlayan 29 Ekim günü de devam eden 1,5 gündür. 2429 sayılı Kanun’un 2. maddesinde 5892 sayılı Kanun’a yapılan değişiklik sonucu 1 Mayıs genel tatil günüdür. İşçinin ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıp çalışmayacağı toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmesiyle kararlaştırabilir
Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan bayram ve genel tatil ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını her türlü delille ispat edebilir.
Ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir.
Ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Dairemizce son yıllarda hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Ancak, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının taktiri delil niteliğindeki tanık anlatımları yerine, yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.
Somut olayda, davacının dosyaya sunulan takoğraf kayıtlarına göre 30 Ağustos 2008 ve 28 Ekim 2008 tarihlerinde çalıştığı kabul edilerek 1,5 günlük ulusal bayram ve genel tatil ücreti kabul edilmiş ise de, sunulan takoğraf kayıtlarının davalılara ait araçlara ait olduğuna dair bilgi ve belgeye ulaşılamamış olup, bu tarihlerdeki çalışma olgusu tanıklarcada doğrulanmadığından, bu talebin reddi yerine kabulüne dair yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Öte yandan, davacının Kocaeli 2. İş Mahkemesi’nin 2010/763 esas sayılı dosyasında, davalı … Kaynak Suları A. Ş.’ye karşı 12.10.2010 tarihinde dava açtığı, buna göre bu davalı yönünden, ihbar tazminatına uygulanacak faizin, dava dilekçesinde belirtilen miktar için bu tarihten itibaren yürütülmesi gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Ayrıca yıllık izin ücreti alacağının 100,00 TL’lik kısmına uygulanacak yasal faiz başlangıcının dava tarihi olarak belirtilmesine rağmen, dava tarihi yazılmayarak hükmün infazında sorun oluşturacak şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.