Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/6613 E. 2010/11854 K. 30.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6613
KARAR NO : 2010/11854
KARAR TARİHİ : 30.11.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; bozmaya uyarak ilamda yazılı nedenlerle, 89.813.08TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve davalı vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 30.11.2010 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı vekili Avukat …. ile karşı taraf vekili Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıda karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere verilen kararın bozma kararına uygun olmasına, temyizin kapsamı ve temyiz nedenlerine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 31.01.1996 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu %23,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece işverenin kusurunun bulunmadığından davanın reddine ilişkin önceki kararı “Hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunun yetersiz olduğundan bahisle” Dairemiz tarafından bozulmuş ve bozmaya uyularak yargılamaya devam olunmuştur.
Uyulan bozma sonrasında davacı 19.11.2008 tarihinde 46.719,05-TL’lık ek dava açmış ve bu dava Antalya 3.İş Mahkemesinin 20.01.2009 gün ve 2008/40Esas ve 2009/!Karar sayılı birleştirme kararı ile bu dava dosyası ile birleştirilmiş ve böylece davacının toplam maddi tazminat istemi 139.053,94 TL’ne yükselmiştir.
Uyulan bozma ilamı doğrultusunda yapılan inceleme ve araştırma sonunda davacının hesaplanan zararından % 40 oranında takdiri indirim uygulanarak ve bozma sonrası birleşen ek dava ile istenen ve zaman aşımı nedeniyle reddolunması gereken tazminat miktarının takdiri indirim yapılan bölüm içerisinde bulunduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
Tarafların hal ve mevkiine, olayın oluşuna, davacının kusurunun bulunmamasına, tazminatın miktarına göre; olayda, Borçlar Kanununun 43-44. maddelerinin öngördüğü koşulların oluşmadığı gözetilmeksizin anılan maddelere dayanılarak tazminattan indirim yapılması isabetsizdir.
Öte yandan sürekli iş göremezlik nedeniyle uğranılan zararın giderilmesi amacıyla açılan maddi ve manevi tazminat davalarında; zamanaşımı süresi borçlar Kanunu’nun 125. maddesi gereğince haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıldır. Somut olayda, zararlandırıcı sigorta olayının 31.01.1996 tarihinde meydana geldiği Antalya 3.İş mahkemesindeki ek davanın ise 19.11.2008 tarihinde açıldığı ve davalı tarafça süresinde zaman aşımı savunmasında bulunulduğu görülmektedir. Hal böyle olunca, Antalya 3.İş Mahkemesinin 2008/40Esas sayılı birleşen davada, dava konusu istemler yönünden yukarıda sözü geçen maddenin öngördüğü 10 yıllık zaman aşımı süresinin gerçekleştiği giderek bu dava ile ilgili istemin zaman aşımı nedeniyle reddinin gerektiği açıktır.
Faiz Başlangıcına gelince: İş kazası sonucu sürekli işgöremezlik nedeniyle açılan davalarda faizin zararın meydana geldiği olay tarihinden itibaren yürütüleceği, haksız eylemle birlikte zarar veren bakımından temerrüte düşüldüğünün kabulünün gerektiği Dairemizin ve giderek Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarındandır. Yerel mahkeme de faizin olay tarihinden başlayacağını kabul etmiştir. Ancak dava konusu olay 30.01.1996 tarihinde meydana geldiği ve davacı da 31.01.1996 tarihinde itibaren faiz isteminde bulunduğu halde istemde aşılmak suretiyle faizin 22.10.1995 tarihinden başlatılması da isabetsizdir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tümüyle silinerek yerine;
“1- 92.334,84-TL maddi tazminat ile takdiren 5.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 97.334,84-TL tazminatın 31.01.1996 olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Antalya 3.İş Mahkemesinin 2008/40E sayılı birleşen davasının konusunu oluşturan fazla maddi tazminat talebinin zaman aşımı nedeniyle reddine,
2-Alınması gereken 5.256,08-TL ilam harcından peşin alınan 1.909,18-TL’nin indirimi ile kalan 3.346,90-TL ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından başvurma ve peşin harç olmak üzere yatırılan toplam 1.934.81-TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Reddedilen ve kabul edilen miktarlar nazara alınarak, davacı tarafça yapılan toplam 2.277,38-TL yargılama giderinden takdiren 1538,00-TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davacı yararına hüküm altına alınan tazminat miktarı üzerinden 9.186,79-TL, avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Birleşen davanın konusunu oluşturan maddi tazminat isteminin zaman aşımından reddi nedeniyle hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, 5.071,90-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, Davacı ile Davalı yararına takdir edilen 750.00TL. duruşma Avukatlık parasının karşılıklı olarak birbirlerine yükletilmesine, fazla alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davalıya yükletilmesine, 30.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.