YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8638
KARAR NO : 2012/28617
KARAR TARİHİ : 18.12.2012
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
DAVA : Taraflar arasındaki, kıdem, ihbar, tazminatı, fazla çalışma, yıllık izin ile ulusal … genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18.12.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat … geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalıya ait … yerinde 07.10.2003 – ….04.2011 tarihleri arasında çalıştığını, şirket sahibi olan işverenin bir başka işçiyi taciz ettiği iddiası üzerine işveren ile şirkette çalışan bir gurup çalışan arasında yaşanan kavga sonucunda, … verenin bir kısım çalışanı hakaret ve küfür ederek kovduğunu, … verenin bu davranışı ve Sosyal Sigortalar Kurumu primlerin gerçek ücreti üzeriden yatırılmaması sebebi ile … sözleşmesinin haklı sebebe dayalı feshettiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili şirkette 07.05.2007 tarihinde işe başladığını, kendi isteğiyle ve hiçbir sebep olmaksızın işten ayrıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, fazla çalışma ücretinin ödenmemesi sebebi ile davacının … sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı taraf temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında davacının çalışma süresine ilişkin uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı, 07.10.2003 – ….04.2011 tarihleri arasında davalı … yerinde kesintisiz çalıştığını ileri sürmüştür. Davalı işveren ise çalışmanın 09…..2006-08.05.2007 tarihleri arasında kesintiye uğradığını ve çalışma süresinin Sosyal Güvenlik Kurumuna eksiksiz bildirildiğini savunmuştur.
Dosya içerisinde mevcut Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarının incelenmesinde, uyuşmazlık konusu dönem içerisinde, 01.01.2004-09…..2006ve 08.05.2007-30.03.2011 tarihleri arasında davalı şirket tarafından 14.11.2006-17.03.2007- tarihleri arasında ise ./..
1063521 sicil sayılı … yerinden … … isimli işveren tarafından davacının çalışma kaydının bildirildiği görülmektedir. Mahkemece, … … ile davalı şirket arasında bulunup bulunmadığı yönünde bir araştırma yapılmamıştır.
Ayrıca, davacı tanık sıfatı ile dinlendiği … 3. … Mahkemesinin 2011/647 esas sayılı dosyasında, davalı … yerinde 07.09.2003 tarihinde çalışmaya başladığını 5 yıl çalışarak işten ayrıldığını ve üç ay sonrada yeniden işe başladığını beyan etmiştir. Dosya içerisine 29.05.2006 tarih istifa dilekçesi de ibraz edilmiştir. Çalışmanın kesintili gerçekleştiği davacının tanık sıfatı ile dinlendiği dosya üzerinden alınan beyanı ile sabit olduğundan, mahkemenin çalışmanın kesintisiz gerçekleştiğine ilişkin kabulü hatalıdır. Davacının istifa dilekçesine ilişkin beyanları tespit edilmeli ve 14.11.2006-17.03.2007 tarihleri arasında çalışma kaydını bildiren 1063521 sicil … yeri ile davalı şirket arasındaki bağlantı araştırılmalı ve tanık sıfatı ile dinlendiği dosyada çalışmanın kesintili gerçekleştiğine ilişkin davacı ikrarı da dikkat alınarak hizmet süresi yeniden belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması isabetsizdir.
3- İşçinin … sözleşmesini haklı olarak feshedip feshetmediği hususu da taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Davacı ….04.2011 tarihli fesih ihbarnamesinde, … yerinde bir başka işçiye işveren tarafından cinsel tacizde bulunulması ve 2008 yılı öncesinde asgari ücretten yüksek ücret almasına rağmen sigorta primlerinin gerçek ücreti üzerinden yatırılmaması sebebi ile … sözleşmesini feshettiğini bildirmiştir. Davacı işçi fesih ihbarnamesinde belirttiği fesih sebepleri ile bağlı olup, mahkemenin davacının fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi sebebi ile … sözleşmesini haklı sebebe dayalı feshettiğine ilişkin kabulü hatalıdır.
Feshe konu cinsel taciz olayının bir başka bayan işçiye yönelik olarak gerçekleştiği davacının iddiası ile sabittir. Bu olay sebebi ile işveren ile bir grup çalışan arasında, fesihten kısa bir süre önce yaşanan kavga da davacı bulunmamaktadır. Davacı, fesih ihbarnamesinde ve dava dilekçesinde, işverenin kendisine yönelik bir eylemde bulduğundan bahsetmemiştir. Bu durumda, … sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun’un 24/II -b maddesin gereğince haklı sebeple feshedildiğinden söz edilemez.
İşçinin sigorta primlerinin hiç yatırılmaması veya eksik bildirilmesi, sosyal güvenlik hakkını ilgilendiren bir durum olsa da, sigorta primlerinin hiç yatırılmaması, eksik yatırılması veya düşük ücretten yatırılması hallerinde de işçinin haklı fesih imkânı vardır.
Davacının sigorta primlerinin 2008 yılına kadar asgari ücret üzerinden, bu tarihten sonra ise banka kayıtlarında görülen ücreti esas alınarak yatırıldığı Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları ile sabittir. Davacıya ait banka hesap kayıtları 2008 yılından sonrasına ilişkin olup, davacının 2008 yılı öncesinde asgari ücret üzerinde ücret alıp almadığı ve sigorta primlerini eksik yatırılıp yatırılmadığı araştırılmamış ve tanıklarında bu hususta beyanları alınmamıştır. Mahkemece davacının 2008 yılı öncesinde asgari ücretten yüksek ücret alıp almadığı araştırılmalı ve anılan dönemde sigorta primlerinin eksik ödenip ödenmediği bir değerlendirmeye tabi tutularak, feshin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı hususunda, sonucuna göre karar verilmelidir.
SONUÇ : Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 900,00 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 18.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.