Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/16451 E. 2013/5485 K. 21.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16451
KARAR NO : 2013/5485
KARAR TARİHİ : 21.03.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, Kurumun borç tahakkuk işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, davacı şirketin eksik işçilik bildiriminde bulunduğu gerekçesiyle davalı Kurumca tahakkuk ettirilen ek prim ve gecikme cezasının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, ek prim tahakkukuna ilişkin davanın kabulüne, bu konudaki Kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
04.10.2000 tarih ve 616 sayılı KHK’nın 66. maddesi ile sigorta müfettişlerinin işyerlerinde belirtilen nitelikte inceleme ve ölçümleme yapma ve bu raporlara dayalı olarak da Kurum tarafından resen prim tahakkuk ettirme yetkilerini düzenleyen 4792 sayılı Yasa’nın 3917 sayılı Yasa ile değişik 6. maddesi yürürlükten kaldırılmış, ne var ki, 616 sayılı KHK Anayasa Mahkemesi’nin 31.10.2000 tarihli kararı ile iptal edilmiş, iptal kararı 10.11.2000 günlü Resmi Gazete’de yayımlanmış ve iptal kararı yayım tarihinden bir yıl sonra 10.11.2001 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Yasa’nın 49. maddesi ile değişik “Sigorta Müfettişlerinin Teftiş Yetkileri Başlıklı” 506 sayılı Yasa’nın 130. maddesinin 2. fıkrasında “işverenin Kuruma emsaline, yapılan işin nitelik, kapsam ve kapasitesine göre işin yürütülmesi için gerekli olan sigortalı sayısının, çalışma süresinin veya prime esas kazanç tutarının altında bildirimde bulunduğunun Kurumca saptanması halinde işin yürütülmesi için gerekli olan asgari işçilik miktarı, yapılan işin niteliği, bünyesinde kullanılan teknoloji, işyerinin büyüklüğü, benzer işletlemelerde çalıştırılan işçi sayısı, ilgili meslek veya kamu kuruluşlarının görüşü gibi unsurları dikkate alarak sigorta müfettişi tarafından tespit edileceği” belirtilmiştir. 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Yasa’nın 37. maddesi ile değişik 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinin 7. fıkrasında fiilen veya işyeri kayıtlarından tespit edilecek her türlü bilgiden ya da kamu kuruluşları tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı tespit edilen sigortalılara ait olup, bu Kanun uyarınca Kuruma verilmesi gereken belgelerin yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi halinde, bu belgenin Kurumca resen düzenleneceği ve muhteviyatı sigorta primleri Kurumca tespit edilerek işverene tebliğ edileceği,işverenin,tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ilgili Kurum ünitesine itiraz edebileceği, itirazın reddi halinde işverenin kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde yetkili mahkemeye başvurabileceği belirtilmiş, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa’nın 85/1.ve 17.04.2008 tarihli 5754 sayılı Yasa’nın 50. maddesi ile değişik 86. maddesinin 7.fıkrasında da bu mevcut düzenleme aynen yer almıştır.
Somut olayda, davacı 01.05.2007 tarihinde prim ve gecikme zammının iptalini istemiş ise de Kurum Ünite İtiraz Komisyonunun verdiği karar ve bu kararın tebliğine ilişkin tebligat parçası dosyada bulunmadığından davanın bir aylık yasal süresi içinde açılıp açılmadığı anlaşılamadığı gibi mahkemece davacı otel işyerinin ölçümlemeye konu tarihlerdeki doluluk oranlarına göre en az kaç işçi ile faaliyette bulunabileceği belirlendikten sonra prim ve gecikme zammı borcu bulunup bulunmadığının saptanması gerekirken Kurumun asgari işçilik uygulamasının 506 sayılı Yasanın 130/2.maddesinde belirtilen esaslara uygun olarak yapılmadığı gerekçesiyle davanının kabulüne karar verilmiş olması isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş, öncelikle davacının Kuruma yaptığı itirazın sonucunu ve buna ilişkin davacıya yapılan tebligat belgesini getirterek davanın süresinde açılıp açılmadığını tespit etmek, davanın süresinde açıldığının anlaşılması halinde davalı Kurumun ölçümlemeye esas aldığı müfettiş raporu ve ekleri ile tarafların itirazları dikkate alınarak, asgari işçiliği teknik usullerle saptamasını bilen bir hukukçu bilirkişi ve ilgili meslek odasından uzman otel işletmecisi kişilerin listesi istenerek bu kişiler arasından iki bilirkişi seçmek suretiyle oluşturulacak üç kişilik heyet ile mahallinde inceleme yapmak, otel işyerinin ölçümlemeye konu tarihlerdeki doluluk oranlarına göre en az kaç işçi ile faaliyette bulunabileceğini belirledikten sonra prim ve gecikme zammı borcu bulunup bulunmadığını saptamak ve sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin hatalı değerlendirme sonucu … şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.