YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/23614
KARAR NO : 2012/24140
KARAR TARİHİ : 01.11.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili 02.03.2012 tarihli dilekçesi ile, davacının davalıya ait iş yerinde 20/12/2006 tarihinde çalışmaya başladığını, iş akdinin 02/02/2012 tarihli fesihname ile feshedildiğini belirterek; iş akdi feshinin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili 17.04.2012 tarihli dilekçesi ile; davalı şirketin uluslararası politikası ve iç tüzüğü gereği davalı şirket çalışanlarının davalı ile ilgili herhangi bir menfaat çakışması durumunda kalmaları halinde bu durumu derhal davalı işverene bildirmeleri gerektiğini, ancak davacının davalı şirketin müşterisi olan Smartposteknoloji Hizmetleri San ve Tic. Ltd. şirketinde ablasının 2/3 oranında ortaklığı bulunduğunu davalı işverenden gizlediğini, davacının müşterilerden alman pos cihazlarını hurdaya çıkartmayacağını bildiği halde son derece düşük rakamlara Smartpos şirketine sattığını ve bu cihazlar üzerine kar konularak Smartpos tarafından piyasada üçüncü kişilere satıldığını, ayrıca davacının davalı şirkete pos cihazı satın almak için başvuran müşterileri daha uygun fiyata alabileceklerini ileri sürerek Smartpos’a yönlendirdiğini, belirtilen nedenlerle davacının iş akdinin 4857 sayılı İş Kanun’u 25/II. maddesinin a. ve e. bentleri uyarınca haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının iş akdinin davalı işveren tarafından 4857 sayılı Kanun 25/II maddesi gereğince feshedildiği belirtilmesine karşın, fesihnamede, fesih sebebinin açık ve kesin bir şekilde gerekçeli olarak belirtilmediği ve 4857 sayılı Kanun’u 19. madde gereğince şekil kuralına uygun davranılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı Kanun’un 19. maddesi: “İşveren fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak işverenin 25. maddenin (II) numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır.” hükmünü içermektedir. Benzer bir düzenleme aynı Kanun’un 25/son madde hükmünde düzenlenmiş olup bu madde hükmü ile haklı nedenlerle işverenin iş akdini fesih hallerinde, işçinin aynı yasanın 18. 20. ve 21. madde hükümleri uyarınca yargı yoluna başvurabileceği belirtilmiştir. Anılan bu yasa hükümleri karşısında işverinin iş akdini haklı nedenle fesih hallerinde 19. maddedeki yazılı bildirim, fesih sebebinin açık ve kesin olarak belirtilmesi ile savunma alınması koşulu aranmamalıdır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/2. maddesi uyarınca: “feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir”.
Dosya içeriğine göre davacının iş sözleşmesi davalı işveren tarafından haklı sebep iddiasıyla feshedilmiştir. Fesih bildirim yazısının içeriğinden de iş sözleşmesinin derhal fesih hakkına dayandırıldığı anlaşılmaktadır. 4857 sayılı Kanun’un 25/2. maddesinde yer alan sebeplerle yapılan fesihlerde, aynı Kanun’un 18. maddesi uyarınca, fesihlerde aranan, “fesih sebebinin açık ve kesin olarak belirtilme” koşulu aranmamalıdır. Davalı işverenin davacının davalı şirketin müşterisi olan bir başka şirkette ablasının 2/3 oranında ortaklığı bulunduğunu davalı işverenden gizlediğini, davacının müşterilerden alınan pos cihazlarını hurdaya çıkartmayacağını bildiği halde son derece düşük rakamlara bu şirkete sattığını ve bu cihazlar üzerine kar konularak şirket tarafından piyasada üçüncü kişilere satıldığını, ayrıca davacının davalı şirkete pos cihazı satın almak için başvuran müşterileri daha uygun fiyata alabileceklerini ileri sürerek belirtilen şirkete yönlendirdiğini savunduğuna göre tarafların bu konuda bildireceği deliller toplanarak feshin haklı olup olmadığı belirlenmelidir.
Yapılması gereken iş, tarafların bildireceği tüm deliller toplanarak, davalı işveren tarafından yapılan feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığının açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.