Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/14672 E. 2010/10639 K. 01.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14672
KARAR NO : 2010/10639
KARAR TARİHİ : 01.11.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1.2.1988-12.10.1990 tarihleri arasında geçen sigortalı çalışmalarının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının davalıya ait işyerinde 01.02.1988-11.10.1990 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen hizmetlerin tesbiti istemine ilişkindir.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağı belirgin olarak, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 79/10. maddesidir. Anılan madde gereğince çalışmaların tespit ve sigortalı hizmet olarak değerlendirilebilmesi için çalışmaların 506 sayılı Yasa’nın 2. maddesi anlamında hizmet akdine dayalı olarak geçmesi koşuldur.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 2. maddesine göre, hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu Yasaya göre sigortalı sayılırlar. Hizmet aktinin unsurları, hizmetin belirli veya belirli olmayan bir zaman içinde görülmesi, hizmet akdinin konusu olan edimin işverene ait işyerinde yerine getirilmesi, edimin ifasında işverenin denetim ve gözetimi altında bulunması ve edimin ücret karşılığında yapılması ve ücretin zaman esası üzerinden saptanmasıdır. İstisna akdinde ise, bir eserin ücret karşılığında yaratılması asıldır. İstisna akdinde, ücretin tesbitinde eser gözönünde tutulur. İş sahibinin talimat verme yetkisi ise, elde edilecek sonuç içindir. Halbuki hizmet akdinde emir ve talimat yetkisi, işçinin çalışma yerinin işe başlangıç ve sona eriş saatinin işverence tesbiti biçimindedir. Hizmet akdinin belirleyici ve ayırıcı unsurları “zaman ve bağımlılık” dır. Başka bir anlatımla, “zaman ve bağımlılık” unsurlarını birlikte gerçekleştirecek biçimde çalışmanın varlığı halinde aradaki ilişkinin hizmet akdine dayandığı söz götürmez.
Öte yandan, davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri bir kamu kuruluşuna aittir. Kamu kuruluşlarında, çalışanların kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıldır.
Somut olayda, dosyaya ibraz edilmiş 01.01.1990-05.10.1990 tarihleri arasında yapılan ve istisna sözleşmesi başlığını içeren sözleşmelerde, davacının yönetmen yardımcısı olarak görev yapması öngörülmüş, 12.10.1990 tarihinden itibaren kadrolu atanıp T.C. Emekli Sandığı ile ilgilendirilmiştir. Davacının çalıştığını iddia ettiği 01.02.1988-1.1.1990 tarihleri arasına ilişkin olarak ise, istisna sözleşmesi veya herhangi bir işyeri kaydı ibraz edilmemiştir. Davacının, anılan çalışmalarının, gerçekten olup olmadığı, davalı kamu kuruluşu kayıt ve ücret bordrolarından tespit edilmeli, bu tür belgelerde noksanlık varsa, bunun nedeni araştırılmalı, davacının Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu Genel Müdürlüğü’ndeki çalışma biçimi, sözleşmelerde öngörülen işlerde çalışıp çalışmadığı somutlaştırılarak saptanmalıdır. Giderek işyeri kayıtları getirtilip, işyeri yetkilileri ile işyeri kayıtlarına geçen çalışma arkadaşları dinlenmek suretiyle hizmet akdinin yukarıda öngörülen unsurlarının davacı yönünden gerçekleşip gerçekleşmediği hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden TRT Kurumu Genel Müdürlüğü’ne iadesine, 01.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.