Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/15300 E. 2010/11717 K. 29.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15300
KARAR NO : 2010/11717
KARAR TARİHİ : 29.11.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, malülen emekliliğe hak kazandığının tesbiti ile aksine kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının malullük aylığının kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile kesilen maluliyet aylığının 01.1.2005 tarihinden itibaren yeniden bağlanması ile birikmiş aylıklar nedeni ile 8.031,16 TL nin davalı Kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
Yargılama sırasında davacı ölmüş, mirasçıları davacı adına davayı takip etmişlerdir.
Mahkemece Kurum işleminin iptali ile davacının çalışma gücünün en az 2/3 oranında kaybettiği ve malul sayılması gerektiğinin tespiti ile birikmiş aylıklar nedeni ile 8.031.16 TL nin davacının mirasçılarına verilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacıya Ankara Hastahanesi’nin 17.03.2004 tarihli raporu ile S.S. Yüksek Sağlık Kurulu’nun 12.10.2004 tarihli raporları esas alınarak 1.4.2004 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlandığı, Kurumca yaptırılan kontrol muayenesi sonucu alınan 19.10.2005 tarihli S.B. Ankara Dışkapı Eğitim ve Araştırma Hastanesinin raporu dikkate alınarak Maluliyet Daire Başkanlığınca davacının çalışma gücünü 2/3 oranında kaybetmediği gerekçesi ile bağlanan maluliyet aylığının 01.10.2004 tarihinden geçerli olmak üzere kesildiği,01.10.2004-25.10.2004 tarihleri arasında ödenen aylıklar nedeni ile 410,78 TL borç çıkarıldığı, davacının itirazı üzerine alınan S.S.Yüksek Sağlık Kurulunun 19.10.2006 tarihli raporunda davacının 2/3 oranında çalışma gücünü kaybetmediğinin tesbit edildiği,Hacettepe Üniversitesi Hastahanesinin 09 01.2008 tarihli özürlüler için düzenlenen raporunda davacının özür durumuna göre vucut fonksiyonunin % 92 oranında kaybettiğinin tesspit edildiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinin 10.09.2008 tarihli raporunda davacının 2/3 oranında çalışma gücünü kaybettiğine karar verildiği, maluliyet başlangıç tarihinin tespit edilmediği anlaşılmıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 53/b maddesinde;a) Kurum hastanelerince düzenlenecek usulüne uygun sağlık kurulu raporları ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu çalışma gücünün en az 2/3’ünü yitirdiği,b) 34 üncü madde gereğince yapılan tedavi sonunda Kurum sağlık tesisleri sağlık kurullarınca düzenlenecek usulüne uygun rapor ve dayanağı tıbbi belgelerin incelenmesi sonucu çalışma gücünün en az 2/3’ünü yitirdiği,c) İş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60’ını yitirdiği Kurumca tespit edilen sigortalı malullük sigortası bakımından malul sayılacağı, 5510 sayılı Yasanın 25. maddesinde; sigortalının veya işverenin talebi üzerine Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60’ını, (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az % 60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalının malul sayılacağı bildirilmiştir.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Somut olayda, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi raporu ile Y.S.K.raporu arasında çelişki bulunduğu halde mahkemece bu çelişki A.T.K.Genel Kurulundan alınacak raporla giderilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Yapılacak iş; Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığı ile raporlar arasındaki çelişkiyi gidermek ve davacının maluliyetinin başlangıç tarihini tespit etmek, tüm deliller birlikte değerlendirilerek çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözardı edilerek eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm BOZULMASINA, 29.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.