YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13886
KARAR NO : 2012/7062
KARAR TARİHİ : 12.04.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının davalı işverenin Yağ Fabrikası bünyesinde çalışmakta iken, davalı işverenin teklifi ve müvekkilin de oluru ile 19.01.2010 tarihinde dört ay süre ile işverence ücretsiz izine gönderildiğini, 20.05.2010 tarihinde işbaşı yapmak üzere yeniden işyerine gittiğinde, davalının 11.05.2010 günlü kararı ile ücretsiz izin süresinin dört ay daha uzatıldığı belirtilerek işe başlatılmadığını, müvekkiline iş sözleşmesinin feshinin bildirilmediğini, işverenin müvekkili ve diğer işçilerin olurları ile uyguladığı ücretsiz izni, bu kez hiçbir işçinin yazılı ve açık olurunu almaksızın ve tek taraflı kararının, bütünüyle iş sözleşmesinin feshi niteliğinde olduğunu belirterek müvekkilinin işe iadesine ve yasal haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkili Birlik Yönetim Kurulunun davacı işçinin de mevsimlik personel olarak çalıştığı Merkez Yağ Fabrikasının faaliyetine 02.07.2010 tarihinde aldığı karar ile son verdiğini, fabrikanın mevcut tüm personellerinin 4857 sayılı yasanın 29. maddesi kapsamında toplu çıkış prosedürüne uygun şekilde 09.08.2010 tarihinde iş sözleşmelerinin feshedilmesine karar verildiğini, karar doğrultusunda gerekli işlemlerin başlatıldığını, işverenin toplu işçi çıkarma isteğini bölge müdürlüğüne bildirmesinden otuz gün sonra hüküm doğuracağını, bildirimin bölge müdürlüğüne 06.07.2010 tarihinde yapılması nedeniyle dava tarihinde henüz fesih bildiriminin hüküm doğurmadığını ve ortada bir fesih işleminin bulunmadığını, işe iade davasını iş sözleşmesi feshedilmiş olan işçilerin açabileceğini, … Genel Müdürlüğünün almış olduğu kararlarla sanayi alanından tamamen çekilerek kooperatifçilik alanında mütevazi boyutlarda faaliyet yürütme mücadelesi verdiğini, davacı konumundaki mevsimlik işçileri değil kadrolu personeli dahi istihdam etmekte zorlandığını, yağ fabrikasının fiilen ocak 2010 tarihinde faaliyetinin durduğunu, gelinen bu aşamada müvekkilinin elindeki tek yağ fabrikasını da kiraya vermek zorunda kaldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, işyerinde uzun süredir ekonomik nedenle üretime ara verildiği, bu sebeple işçilere ücretsiz izin verildiği, işçilerin ücretsiz izne karşı her hangi bir itirazlarının olmadığı ve bu ücretsiz iznin 19.05.2010 tarihinde tekrar uzatılmasına karar verildiği, işçilerin Bölge Çalışma Müdürlüğüne ücretsiz iznin uzatılmasına ilişkin kararını kabul etmediklerine dair şikayet dilekçeleri verdikleri, işyerinin dava dışı firmaya 02.07.2010 tarihinde kiraya verildiği, davacı ve diğer işçilere 06.07.2010 tarihli feshi ihbar yazısı ile iş sözleşmesinin, yağ fabrikasının kiraya verileceği gerekçesiyle feshedileceğinin ihtar edildiği, bilahare 09.08.2010 tarihinde sözleşmenin feshedildiği, henüz fesih gerçekleşmeden dava açıldığı, dava tarihi itibarıyla gerçekleşmiş bir fesih bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre, davacı çalışmaktayken, davalı işverenin üretime ara vermesi nedeniyle 19.01.2010 tarihinden itibaren 19.05.2010’a kadar ücretsiz izne ayrılmış, davacı buna olur vermiştir. İşçi 19.05.2010 tarihinde işbaşı için gittiğinde, uygulamanın 19.09.2010 tarihine kadar uzatıldığı bildirilmiştir. Davacı ve diğer işçiler ücretsiz izin uygulamasının uzatılmasını kabul etmemiş, 24.05.2010 tarihinde Bölge Çalışma Müdürlüğü’ne de şikayette bulunmuştur. Hukukumuzda işverenin tek taraflı olarak işçiye ücretsiz izin kullandırması yönünde bir düzenleme yoktur. Uygulamada işçinin de muvafakatı ile ücretsiz izin kullanımı söz konusu olabilmektedir. Somut olayda işçinin ücretsiz iznin uzatılmasına muvafakatı bulunmadığı açıktır. Yargılama sırasında elde edilen tüm delillere göre, iş sözleşmesi, ücretsiz iznin uzatılmasına işçinin rıza göstermemesi üzerine 19.05.2010 tarihinde işverence eylemli olarak feshedilmiştir. İşyeri olan yağ fabrikasının kiralanması daha sonraki bir tarihe rastlamaktadır. Fesih geçerli nedene dayanmamaktadır, işe iade isteğinin kabulü gerekirken yazılı şekilde reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE,
3-Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih nedeni ve kıdemi dikkate alınarak altı aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 67,05 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 12.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.