YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12618
KARAR NO : 2009/2789
KARAR TARİHİ : 04.03.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,1.1.1990 tarihinde davalının abonesi olduğunu,dava konusu meskeni kiraya verdiğini, davalı elemanlarının kontrolleri ile 29.05.2006 ve 26.08.2006 tarihleri arasında kaçak elektrik kullanıldığından bahisle kaçak elektrik kullanım bedeli ile ek kaçak cezası tahakkuk ettirildiğini, ayrıca sayacın 5 haneli okunması gerekirken 4 haneli okunduğundan eksik kayıt yaptığı belirlenerek aboneliğin ilk tesisinden başlamak üzere geriye dönük borç çıkardıklarını, itirazlarına cevap verilmediğini öne sürerek, tahakkuk ettirilen toplam 6730,49 YTL fatura bedelinden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacı abonenin 13.11.2006 ve 28.11.2006 tarihli faturalardaki kaçak tahakkuku, kaçak ek tahakkuku ve endeks esaslı ek tahakkuk sebebi ile davalı kuruma 6272.53 YTL borçlu olmadığının, kaçak elektrik sebebi ile yalnızca 457,96 YTL borçlu olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-HUMK.nun 381 maddesi gereğince mahkeme, hazır olan tarafların iddia ve savunmalarını dinledikten sonra yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Kararın tefhimi en az, aynı yasanın 388. maddesinde belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. HUMK.nun 388/son maddesi gereğince de istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Yine aynı kanunun 389 maddesinde de hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır. Aynı maddenin son fıkrası gereğince de zorunlu nedenlerle yalnız hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın sonradan belli bir süre içinde yazılması mümkündür. Kararın gerekçesi ile hükmün birbirine uyumlu olmasıgerekir.
2008/12618-2009/2789
Somut olayda, mahkemece hüküm kurulurken davanın kısmen kabulüne, davacı abonenin 13.11.2006 ve 28.11.2006 tarihli faturalardaki kaçak tahakkuku, kaçak ek tahakkuku ve endeks esaslı ek tahakkuk sebebi ile davalı kuruma 6272.53 YTL borçlu olmadığının, kaçak elektrik sebebi ile yalnızca 457,96 YTL borçlu olduğunun tespitine karar verilmiş, gerekçe kısmında da yapılan bir dalgınlık sonucunda kısa kararın okunması sırasında eksik hüküm kurulduğunu olması gereken kararın davacı abonenin 13.11.2006 ve 28.11.2006 tarihli faturalardaki kaçak tahakkuku, kaçak ek tahakkuku ve endeks esaslı ek tahakkuk sebebi ile davalı kuruma 6706,74 YTL borçlu olmadığının, kaçak elektrik kullanım sebebi ile 192,82 YTL kaçak ek tahakkuk sebebi ile 149,62 YTL ve endeks esaslı tahakkuk sebebi ile 457,96 YTL borçlu olduğunun tespitine dair hüküm kurulması gerekirken kurulmadığından bahisle kararla, gerekçe arasında çelişki oluşturduğuna değinilmiştir. Bu durum mahkeme gerekçesinde açıkça yazılmış olduğundan az yukarda açıklanan kararla gerekçenin birbirine uygun olması gerektiğine ilişkin ilke ve yasa hükümlerine aykırı olup, kararın bozulması gerekir.
2-Bozma nedenine göre davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 2.bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 4.3.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.