YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/17760
KARAR NO : 2012/9841
KARAR TARİHİ : 14.05.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, işverenin fesih sebebi konusunda davacı müvekkilden yazılı savunma almadığını, fesih bildiriminin yazılı bir şekilde yapılmadığını, fesih sebebinin açık ve kesin bir şekilde bildirilmediğini fesih işleminin geçersiz olduğunu belirtmiş, işe iade, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre tazminatının ödenmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili davacının devamsızlıklarda bulunduğunun tespit edildiğini ve sözlü olarak uyarıların yapıldığını, işini yaparken bobin çıkış fişlerini doğru doldurmadığı, bobine iplik takmayı unuttuğu iş akışını bu şekilde engellediği bu hataların son derece ciddi hatalar olduğu ayrıca son zamanlarda iş güvenliğini tehlikeye sokacak davranışlarda bulunduğu hatalarıyla ilgili olarak savunma talep edildiğini ancak bundan imtina ettiğini, müvekkili işveren tarafından yapılan feshin haklı olduğunu bu sebeplerle davanın reddini istemiştir.
Mahkeme, davacının görevi ihmal ve dikkatsizlik sonucu şirketi zarara uğrattığına dair iddiadan başka somut delil olmadığı gibi davranışından kaynaklanan fesih yapılmasına rağmen savunmasının da alınmamış olduğu bu sebeple davacının iş sözleşmesinin feshi geçersiz olmakla davanın kabulüne, işe iade ve boşta geçen sürelere ilişkin tazminatların hüküm altına alınmasına karar vermiştir.
Davalı vekili süresinde vermiş olduğu temyiz dilekçesinde, davacının yapmış olduğu hataların üretim için geri dönüşü olmayan ve son derece vahim hatalar olduğunu, fesih için haklı sebepler oluşmasına rağmen işverenin davacının kıdem ihbar tazminatlarını ödeyerek iş sözleşmesini geçerli olarak feshettiğini mahkemenin kararının bozulmasını talep etmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacının işe geç kalmayı alışkanlık haline getirdiği, işini özenle yapmadığı, iş güvenliğini tehlikeye düşürecek davranışlarda bulunduğu uyarılara rağmen aynı davranışlarını sürdürdüğü ve bu suretle işyerinde olumsuzluklara sebebiyet verdiği iş akışını bozduğu anlaşılmaktadır. Davacının fesih sebebi yapılan davranışlarını tekrar etmemesi bakımından uyarılar yapıldığı gibi fesihten öncede savunmasının alınmak istendiği ancak savunma vermekten kaçındığı sabittir. Bu sebeple mahkemenin fesihten önce savunmasının alınmadığına yönelik gerekçesi dosya içeriğine aykırıdır. Davacının toplanan deliller ve dosya kapsamından sabit olan hareketleri iş sözleşmesinin feshi için geçerli sebep oluşturduğu açıktır. İşverence yapılan fesih geçerli sebebe dayandığından aksi düşünceyle oluşturulan karar hatalı bulunmuştur.
Belirtilen sebeplerle işverence yapılan fesih geçerli sebebe dayandığından, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 57,40 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 14.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.