YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2921
KARAR NO : 2013/7935
KARAR TARİHİ : 18.04.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı Kurumun icra takibinin iptaliyle, Kuruma borçlu olmadığına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Davacı, vefat eden babası … ’un Kurumdan almış olduğu maaşının ölümünden sonra çekildiği gerekçesi ile İzmir 5. İcra Müdürlüğünde yapılan takiple 17.661.TL. nin ödenmesinin istendiğini, kendisinin hiçbir şekilde çekmediğini, muris ile birlikte yaşayan kız kardeşleri ve bunların çocukları tarafından maaş kartı kullanılmak sureti ile çekildiğini düşündüklerini, muris ile birlikte yaşamadığını, sorumlu tutulamayacağını, davacının yapılan icra takibinde davalı kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Kurum, davacının müteveffa …’un mirasçısı olarak çekilen aylık tutarı ödemekle yükümlü olduğunu, 28.11.1997 tarihinde ölmesine rağmen aylığının 21.12.1997-18.05.2005 arası bankomat kartı ile ATM’lerden çekildiğini,, mirasçı olarak sorumlu olduğunu, açılan yersiz ve haksız davayı kabul etmediklerini savunmuştur.
Mahkemece, “somut olayda davacının muris …’ın oğlu olmasına rağmen davacının henüz çocuk iken annesi … ile babası olan kurum sigortalısı Mazhar’ın 06/07/1989 tarihinde boşandıkları,tarafların 2.5 yıl birlikte kaldıktan sonra 33 yıl süre ile bir araya gelmediklerinin boşanma ilamında dercedildiği,davacının da annesi olan …’in yanında kalıp babası olan kurum sigortalısı ile birlikte ikamet etmediği,ölüm tarihinde de murisin ödemiş ilçesinde yaşadığı,davacının ise İzmir ili Buca ilçesinde yaşamını sürdürdüğü,zabıta araştırmalarında muris ile davacının birlikte ikamet ettiklerinin tespit edilemediği,murisin cenazesinin dahi yeğenine teslim edildiği nazara alındığında uyuşmazlık konusu aylıkların murisin ölümünden sonra davacı tarafından çekildiği belirlenemediğinden” davanın kabulü ile davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Dosya kapsamına göre, davacı ile ölen babasının birlikte yaşamalarına ilişkin yapılmış olan araştırma yeterli olmadığı gibi, Kurumdan aylık almakta iken vefat eden murisin ölmezden önce kimlerle birlikte yaşadığı hususus yeterince açıklığa kavuşturulmamıştır. Böylece murisin ölümünden sonra Kurumdan aldığı maaşın kimler tarafından çekildiği yeterince araştırılmadan eksik inceleme ile karar verilmiştir.
Mahkemece yapılacak iş, davacının murisinin 29.11.1997 tarihli ölüm vesikasında ve Cumhuriyet Mahallesi Muhtarı tarafından verilen 20.01.1998 tarihli Muhtarlık belgesinde belirtilen adreslerde ölmeden önceki dönemde kiminle yaşadığını tespite yönelik mahallinde yapılacak zabıta araştırması ve muhtarlık kayıtlarını celp ederek değerlendirmede bulunmak; murisin kardeş ve kardeş çocuklarını gösterir şekilde nüfus kayıtları celp edilip cenaze tesliminde adı geçen “Naci Söke “ olarak okunan kişi de belirlenip tespit edilecek adreslerinden celbi ile tanık sıfatı ile beyanları alınıp, murisin ölmezden önce kiminle yaşadığı, maaşının kimin tarafından çekilmeye devam ettiğini sormak; bu hususta ceza soruşturması olup olmadığını davalı Kurum ile Cumhuriyet Savcılığından sormak; bankamatik aracılığı ile çekilen paraların hangi yerdeki ve hangi noktadaki bankomatlarden hangi tarihler arasında çekildiğini ayrıntılı ve açık bir şekilde belirlemek; bankomatın değiştirilme durumu olup olmadığı, değiştirme var ise, kimin tarafından hangi tarihte değiştirildiğini belirlemek; davacı ile murisin kardeşlerinin ve yeğenlerinin paraların çekildiği tarihlerdeki ev ve işyeri adresleri araştırılarak paraların çekildiği yerlerde bulunan bankomatların bulunduğu yerlerle ilgileri olup olmadığını araştırıp sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin hatalı değerlendirme sonucu eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre 18.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.