Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/11774 E. 2010/10821 K. 02.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11774
KARAR NO : 2010/10821
KARAR TARİHİ : 02.11.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde 1.6.1991-1.7.1998 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışıda kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalı işverene ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak 1.6.1991-1.7.1998 tarihleri arasında sürekli çalıştığının tesbitini istemiştir.
İstek, tanık sözlerine ve 1994 – 1996 yılları arasında sözleşmelere ve 6.3.1992 tarihli iş müfettişinin çalışmanın hizmet akdi olduğuna dair raporuna dayanılarak aynen hüküm altına alınmıştır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 4.3.1994-1.7.1998 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde istisna sözleşmeleri ile mütercim olarak çalıştığı 29.1.1992 tarihli müfettiş raporunda isminin bulunmadığı, 1.7.1998 tarihinde kadroya geçtiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı ve davacının kıdem tazminatını hak edip etmediği noktalarında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasa’sının 2 ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemez. Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 sayılı Yasanın 79. maddesinde belirtilen sigortalının gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir. 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tespit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge veya yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz.
Somut bilgilere dayanması koşuluyla, bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken komşu işyerleri kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kim diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Mahkemece 3.1.1994-1.1.1996 tarihleri arasındaki TRT sözleşmeleri, 1995-1998 tarihleri arasındaki ücret ödemelerine ve 1986-1997 yıllarında çalışan TRT çalışanı İbrahim Gökhan Sarının ifadesine göre 3.1.1994-1.7.1998 tarihleri arasındaki dönem yönünden verilen tespit kararı yerinde ise de yukarıda açıklandığı şekilde inceleme ve araştırma yapılmaksızın 1.6.1991-3.1.1994 tarihleri arasındaki döneme ilişkin istemin kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş, uyuşmazlık konusu olan 1.6.1991-3.1.1994 tarihleri arasında işverence Kuruma verilen dönem bordrolarını getirtmek, dönem bordrolarında bu dönemde Dış Yayınlar Dinleme Servisinde çalışan kişiler belirlenerek, bu tanıkların bilgilerine başvurmak, dönem bordrolarında bu bölümde bildirilen kişiler yok ise işverenin başka bölümde kayıtlara geçmiş kişileri tespit edilip dinlemek, davalı işveren Kurumdan 1.6.1991-4.3.1994 tarihleri arasındaki varsa istisna sözleşmelerini ve bu dönemde yapılan ücret ödeme belgelerini isteyip getirtmek, tüm deliller toplandıktan sora çıkacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan TRT Kurumu Genel Müdürlüğüne iadesine, 02.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.