Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/15895 E. 2012/9364 K. 10.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15895
KARAR NO : 2012/9364
KARAR TARİHİ : 10.05.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli sebep bulunmaksızın feshedildiğini, fesih bildiriminde ifade edilen olayların asılsız ve hiç yaşanmamış olduğunu, işverenin son bir yıldır davacıyı istifaya zorlamak amacında olduğunu, tanıkların tutanağı baskı altında imzaladığını, devamsızlığı iddia edilen zamanlarda istirahatli bulunduğunu belirterek müvekkilinin işe iadesine ve yasal haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin 25/02/2010 tarihinde işverenin başka bir işçisi ile yapmış olduğu tartışma, tehdit sebebiyle ve davacının diğer çalışanlar ile hastalara karşı olan yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebi ile haklı olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı tanık anlatımları değerlendirilerek, işverenin fesih gerekçesinde ileri sürdüğü fesih sebeplerini ispat edememiş, davalı tanığı … tarafından gerçekleştiği ileri sürülen eylemin fesih tarihinden çok önce meydana geldiği, feshin haklı ve geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesiyle işe iadeye karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin II. bendinin (d) fıkrasına göre, işçinin işverene veya ailesine karşı şeref ve namusuna dokunacak sözler söylemesi veya davranışlarda bulunması ya da işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması veya işçinin işverene veya aile üyelerinden birine sataşması haklı fesih sebebi olarak sayılmıştır.
Dosya içeriğine göre, sağlık memuru olarak çalışan davacının iş sözleşmesi, mesai saatleri içinde işverenin bir başka işçisine sataşması, tehdit etmesi, şikayete konu olan tutum ve davranışlarını daha önce de başka çalışma arkadaşları ile hasta ve hasta yakınlarına karşı da göstermiş olması, 2-3 ve 04/03/2010 günlerinde mazeretsiz devamsızlığı sebebiyle, 4857 sayılı Kanun’un 25/ll-d-g maddesi gereği feshedilmiştir. İşveren dayandığı mazeretsiz devamsızlık sebebini kanıtlayamamıştır. Davacının şahsi dosyasında, işe başladığı tarihten beri gerek mesai arkadaşlarına, gerekse hastalara karşı olumsuz davranışları sebebiyle verilmiş bir çok uyarı cezası bulunmaktadır. En son 10/02/2010 tarihinde tutulan tutanak içeriği ile davacının çay yerinde kenara çektiği İlknur isimli işverenin bir başka işçisine
“yanlış sularda yüzüyorsun, seni o sularda boğacağım, dilini keseceğim, beni tanımadın sanırım, sana kim olduğumu göstereceğim” gibi sözler söyleyerek ve asansör önünde başkaları da varken “sen gününü göreceksin” diye tehdit ettiği anlaşılmaktadır. Davacının bu davranışları, yargılama sırasında davalı tanığı olarak dinlenen İlknur ve olayı aksettirdiği diğer davalı tanıkları tarafından doğrulanmıştır. İş sözleşmesinin feshi haklı sebebe dayanmaktadır. İşe iade isteğinin reddi gerekirken, yazılı şekilde hatalı gerekçeyle kabul edilmesi bozmayı gerektirmiştir.
4857 sayılı Kanun’un 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Davanın REDDİNE,
3.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4.Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 82,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 10/05/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.