Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/14958 E. 2010/11383 K. 22.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14958
KARAR NO : 2010/11383
KARAR TARİHİ : 22.11.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, malulen emekliliğe hak kazandığının tespiti ile aksine kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava; davacının maluliyet aylığı almaya hak kazandığının tespitine yöneliktir.
Mahkeme davanın kabulü ile çalışma gücünün 2/3 ‘ünü kaybetmesi nedeniyle davacının malül olduğuna ve maluliyetin tespit edildiği 3/1/2008 tarihini takip eden aybaşından itibaren maluliyet aylığını almaya hak kazandığının tespitine karar vermiştir.
Dava ehliyeti, kişinin kendisinin veya yetkili kılacağı bir temsilci vekil aracılığı ile bir davayı takip etme ve usuli işlemlerini yapabilme ehliyetidir.Dava ehliyeti dava şartlarından olup davaya bakan hakim tarafından kendiliğinden göz önünde tutulması gerekir.
Temyiz kudretinden yoksun olan kişilerin medeni hakları kullanma ehliyeti ve dava ehliyeti yoktur.Temyiz kudreti olmayan kişiler taraf bulundukları davalarda kanuni temsilcileri tarafından temsil edilirler.
4721 sayılı Türk Medeni Kanun’un 405.maddesi uyarınca “Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır” ve 413.maddeye göre kendisine vasi tayin edilir.Dosya içerisinde yer alan Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastenesinin 03/01/2008 tarihli raporuna göre davacının şizoaffektif bozukluk akıl hastalığı ile malül olduğu anlaşıldığından TMK.unun 405/2 maddesi gereğince davacının kısıtlanması ve kendisine vasi tayini için yetkili Sulh Hukuk Mahkemesine ihbarda bulunulmalı, davacının kısıtlanmasına ve vasi tayinine yönelik kararın kesinleşmesi halinde dava vasiye ihbar edilmeli, TMK.unun 462/8 maddesine göre vasiye görülmekte olan dava hakkında vesayet makamının iznini almak üzere mehil verilmeli ve sonucunda oluşacak duruma göre yargılamaya devam edilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı Kurumun sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 22/11/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.