Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/15259 E. 2010/11562 K. 25.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15259
KARAR NO : 2010/11562
KARAR TARİHİ : 25.11.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, işveren nezdinde, davalılardan ücret karşılığında ama yardım amaçlı çalıştıklarını bu nedenle hizmet akdiyle çalışmadıklarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR

Davacı işveren …, SGK yoklama memurlarınca bu vakıfta hizmet akdine dayalı olarak çalıştıkları saptanan diğer davalıların, bağışlarla ayakta duran Vakıfta cenaze, mevlüt, yemek işleri olunca kısa süreli, ücreti karşılığında ama yardım amaçlı çalıştıklarını, bu nedenle hizmet akdiyle çalışmadıklarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece,davanın kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda 07.11.2006 tarihli SGK yoklama tutanağında işyerinde davalı … Kenci’nin fiilen çalıştığı tespit edildikten sonra, incelenen Vakıf Karar defterinde davalı işçilerin çalıştırılmalarına karar verildiği tarihler ile ne kadar süre ile çalıştırıldıkları, işletme defterinde ise kendilerine ödenen ücretler tek tek belirlenmiş, belirlenen bu sürelerde hizmet akdine dayalı olarak çalıştıkları belirlenerek SGK’nca davacı işveren hakkında işlem yapılmıştır.Davacı Vakıf Başkanının yoklama memurunca alınan beyanında “Vakfın bağışlarla ayakta durduğu, ücretli çalıştıracak durumlarının olmadığı” ifade edilmesine rağmen davalı çalışanlar iş oldukça davacı Vakıf’ta çalıştıklarını ve karşılığında ücret aldıklarını Mahkemece alınan ifadelerinde belirtmişlerdir. 506 Sayılı Kanunun 2. maddesi, bir hizmet aktine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılan kişilerin sigortalı sayılması gerektiğini hüküm altına almıştır. Hizmet akdinin ayırıcı özelliği “zaman” ve “bağımlılık” unsurlarıdır.İşverence ödenen ücret konusu ise sigortalılık niteliğini kazanma şartları içinde yer almadığından sigortalının ücret alıp almaması veya ücretin miktarı ya da belirleme şekli hizmet akdinin tespiti yönünden önemli değildir. Kaldı ki somut olayda davalı işverenin, davalı işçilere ödemelerde bulunduğu kayıtlarla sabittir. Bu ödemenin, ücret olduğu, sigortalı yönünden zaman ve bağımlılık unsurlarının gerçekleştiği açıktır. Zira sigortalı, çalıştığı süre içinde davalı işverenin belirlediği çalışma koşullarına uymak zorundadır. Bu durumda davacı işveren ile davalı işçiler arasındaki hukuki ilişkinin hizmet akdine dayandığı kabul edilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.