YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15331
KARAR NO : 2010/11336
KARAR TARİHİ : 22.11.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı kurum tarafından tahakkuk ettirilen idari para cezası ve gecikme zammı ile ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava; davacının istenilen kayıt ve belgeleri ibraz etmemesi nedeni ile davalı Kurum tarafından idari para cezası ve gecikme zammı tahakkuk ettirilerek, tahsili için gönderilen ödeme emirlerinin iptali ile davacının borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece idari para cezasının tahsili için gönderilen ödeme emirlerinin iptaline yönelik davada İdare Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddine kararı verilmiştir.
Davacı hakkında 506 sayılı Yasanın 140.maddesinde (5510 sayılı Yasanın 102.maddesinde)öngörülen koşulların oluşması nedeniyle idari para cezası tahakkuk ettirildiği, idari para cezasının anılan maddede belirtilen prosedür çerçevesinde kesinleştiği, uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, idari para cezasının idari aşamada kesinleşmesinden ve özellikle 6183 sayılı Yasa uyarınca borçluya gönderilen ödeme emrinden sonra ” Borçlu olmadığının tesbiti ve ödeme emrinin iptali veya istirdat” şeklinde dava açılması durumunda görevli mahkemenin saptanması noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 5502 sayılı Yasanın 34/a maddesinde; Sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası prim gelirleri, idarî para cezaları, gecikme cezaları, gecikme zamları ve katılım payları kurum gelirleri arasında sayıldığı gibi, aynı yasanın 37.maddesinde de süresi içinde ödenmeyen sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası primleri, işsizlik sigortası primleri, idarî para cezaları, gecikme zamları, katılım paylarının Kurum alacağına dönüşeceği ve bu alacakların tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç diğer maddelerinin uygulanacağı, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortsı kanununun 88. maddesinde de Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç, diğer maddelerinin uygulanacağı, Kurumun prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun uygulamasından doğacak uyuşmazlıkların çözümlenmesinde Kurumun alacaklı biriminin bulunduğu yer iş mahkemesi yetkili olduğu,102.maddesinde ise idari para cezalarının ilgiliye tebliği ile tahakkuk edeceği, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Kuruma itiraz edilebileceği, itirazın takibi durduracağı, Kurumca itirazı reddedilenlerin kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde yetkili İdare Mahkemesine başvurabilecekleri, bu süre
içinde başvuru yapılmamış olması halinde idari para cezasının kesinleşeceği, 6183 sayılı Yasanın 55.maddesinde amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri için ödeme emri tebliğ olmayacağı, 58.maddesinde kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zaman aşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu (İş Mahkemesi) nezdinde itirazda bulunabileceği, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortsı Kanununun 101.maddesine göre de bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların İş Mahkemelerinde görüleceği bildirilmiştir.
Somut olayda davacı, idari aşamada kesinleşen idari para cezası ile ilgili 6183 sayılı Yasa uyarınca yapılan takibin ve ödeme emrinin iptali ile, ödeme emrinde belirtilen miktarda idari para cezası ve gecikme zammının zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile borcu olmadığının tesbitini istediğine göre; uyuşmazlığın belirgin bir biçimde 5510 sayılı Yasanın 88. ve 6183 sayılı Yasanın 58. Maddesinden kaynaklandığı açık ve seçiktir. Hal böyle olunca, uyuşmazlığın çözüm yerinin İdari Yargı olmayıp, alacaklı Sigorta Müdürlüğünün bulunduğu yer İş Mahkemesi olduğu ortadadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 22.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.