YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5241
KARAR NO : 2013/7011
KARAR TARİHİ : 09.04.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının 16.9.1981 – 1.10.1989 tarihleri arasında davalı işverenlere ait iş yerlerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalılardan … Fındık San.Tic.A.Ş.’ye 8237 sicil nolu işyerinde 1.9.1983 – 31.12.1983 tarihleri arasında, davalı …. Şti.ne ait 477 sicil nolu işyerinde de 16.9.1988 – 31.12.1988 tarihleri arası sürekli ve kesintisiz olarak her ay 30 gün olacak şekilde asgari ücretle çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden aleyhine hüküm kurulan … Fındık San. Ve Tic. Ltd. Şti’nin kaydının 19.11.1990 tarihinde silindiği, … Koll. Şti.ne ait 477 sicil nolu işyerinde de 1.1.1989 tarihinden itibaren … Tarım Ürünleri San. Tic. Ve Paz. A.Ş.’ye devredildiği, aynı işyerinin 30.7.1989 tarihinde … Tarım Ürünleri San. Tic. Ve Paz. A.Ş. tarafından … Turizm ve Tic. Ve Paz. A.Ş.’ye devredildiği anlaşılmaktadır.
Dava ehliyeti, gerçek ve tüzel kişinin kendisinin veya yetkili kılacağı bir temsilci veya vekil aracılığı ile bir davayı takip etme ve usuli işlemlerini yapabilme ehliyetidir. Dava ehliyeti dava şartlarından olup davaya bakan hakim tarafından kendiliğinden gözönünde tutulması gerekir.
Anonim şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Fesih ve tasfiye işlemi, bir tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eder. Tüzel kişiliğini kaybeden anonim şirketlere davada husumet tevcih edilebilmesi için şirketin yeniden ihyasına gidilerek yargılamanın anonim şirket tüzel kişiliğine karşı devamının sağlanması gerekmektedir. Taraf sıfatının bulunmaması halinde dava, sıfat yokluğundan (husumet yönünden) reddedilecektir.
Tüzel kişiliği sona eren şirketin ihyası için tasfiye memuru ile Ticaret Siciline husumet yöneltilerek görevli Asliye Ticaret Mahkemesinde ayrı bir dava açılması için davacı tarafa HMK’nın 52 ve 54. maddeleri hükümleri uyarınca uygun bir önel verilmelidir. Dava açıldığı, takdirde ve alınacak sonuca göre eldeki davaya devam edebilme olanağı bulunduğu belirlendiğinde, tüzel kişiliğe tebligat yapılarak, usulüne uygun şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek davanın sonuçlandırılması gerekir.
Somut olayda; davalı … Fındık San. Ve Tic. A.Ş.’nin feshedilip tüzel kişiliğinin tümüyle ortadan kalktığının anlaşılmasına göre, açılan davada pasif husumetin kendisine yöneltilebilmesi için yukarıda açıklandığı üzere yeniden şirketin ihyasının sağlanması hususunda davacıya önel verilerek neticesine göre karar verilmesi yerine, feshedildiğinden tüzel kişiliği sonlanmış … Fındık San. Ve Tic. A.Ş. aleyhine açılan bu davada yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde aleyhine hüküm kurulması hatalıdır.
Ayrıca, birden fazla işveren hakkında aynı dava dilekçesi ile dava açılabilmesi için işverenler arasında mecburî veya ihtiyarî (isteğe bağlı) dava arkadaşlığının bulunması gerekir.
HMK’ nın 59. maddesinde düzenlenen mecburî dava arkadaşlığı; maddi hukuka göre, bir hakkın birden fazla kimse tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi gereken hallerde söz konusudur. Somut olayda maddi yönden mecburî dava arkadaşlığı bulunmadığı gibi şekli yönden dava arkadaşlığı da söz konusu değildir.
Bundan başka, mecburî dava arkadaşlığı dışında kalan ihtiyarî (isteğe bağlı) dava arkadaşlığının mümkün olduğu haller HMK’nın 57. maddesinde a) Dava konusu hak veya borcun, elbirliği ile mülkiyet dışındaki bir sebeple ortak olması, b) Borçluların ortak bir işlem ile hepsinin yararına bir hak doğmuş olması veya kendilerinin bu şekilde yükümlülük altına girmeleri, c)Davaların nedenini oluşturan vakıaların ve hukuki sebeplerin aynı veya birbirine benzer olması olarak sayılmıştır.
Somut olayda davalı işverenler arasında anılan maddede öngörülen nitelikte ihtiyarî (isteğe bağlı) dava arkadaşlığı da bulunmamaktadır. Yargıtay HGK’ nın E.2007/21-255, K. 2007/260 sayılı ve 09.05.2007 tarihli kararı da bu yöndedir.
Mahkemece, davalı işverenler arasında mecburî veya ihtiyarî dava arkadaşlığı bulunmadığından HMK’ nın 167. maddesi gereğince davaların ayrılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözardı edilerek kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.