YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3120
KARAR NO : 2011/3978
KARAR TARİHİ : 26.04.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı-karşı davalı,16.5.2006 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tesbitiyle,aksi yöndeki müfettiş raporunun iptaline,
Davalı -Karşı Davacı … ise,hizmet akdiyle işçi çalıştıran işveren ve Kuruma tescili gereken işyeri sahibi olmadığının tesbitine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin davacı karşı davalının davasının reddine,davalı-karşı davacının davasının kabulüne kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere hükmün dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davacı-karşı davalı …’in davalı-karşı davacı …’na ilişkin hükme yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının davalı …’na karşı ileri sürdüğü temyiz itirazlarına gelince;
Davacı,… davalı …’a ait havuz yapım inşaatında 16.05.2004 tarihinde geçirdiği zararlandırıcı olayın iş kazası olduğunun tespiti ile aksi yöndeki Kurum müfettiş raporunun iptalini,birleştirilen davanın davacısı … ise hizmet akti ile işçi çalıştıran bir işveren ve davalı Kuruma tescili gereken bir işyeri bulunmadığının tespitini istemiştir.
Mahkemece,davacı …’in davasının sübut bulmadığından reddine,karşı davacı …’nun hizmet akdi ile işçi çalıştıran işveren ve davalı Kuruma tescili gereken bir işyeri sahibi olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Mahkemece, …’nun işveren olmadığı yolunda verdiği red kararı yerindedir. Ne var ki, dinlenen tanık beyanlarına ve ekli C. Savcılığı takipsizlik kararına göre, işverenin … olduğu, davacının …’e ait havuz inşaatı işyerinde ücret karşılığında hizmet akdi ile çalıştığı sonucu oluşmakla, iş kazasının tespiti isteminin reddine ilişkin olarak verilen karar yerinde değildir.
Olayın iş kazası sayılması gerektiğinin tespitine ilişkin davanın asıl amacı, 506 ve 5510 sayılı Yasa gereğince sigortalıya iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanmasının teminine yöneliktir. Diğer yandan bir sosyal sigorta olayının iş kazası sayılıp sayılmaması işverenin dahi hak alanını ilgilendirir. Zira işveren kusurlu ve de olayda iş kazası ise, kurum bağladığı gelirin peşin değerini işverenden isteyebilecektir.
Dava konusu olan hukuki ilişki birden fazla kişi arasında ortak olup da, bu hukuki ilişki hakkında mahkemece bütün ilgililer için aynı şekilde ve tek bir karar verilmesi gereken hallerde, dava arkadaşlığı maddi bakımdan zorunludur. Burada dava arkadaşları arasındaki hukuki ilişki çok sıkı olup Mahkeme, mecburi dava arkadaşlarının hepsi hakkında aynı ve bir tek karar verir.
İş kazasının tespit istemine ilişkin dava sonucunda mahkemece verilecek hüküm gerek işverenin ,gerekse Sosyal Güvenlik Kurumu’nun hak alanını etkileyeceğinden işveren ile Sosyal Güvenlik Kurumu arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Davalılar arasında (pasif) mecburi dava arkadaşlığı bulunması halinde, davacı bütün davalılara karşı birlikte dava açmak zorundadır. Dava bütün mecburi dava arkadaşlarına karşı değil de bunlardan birine veya bir kaçına karşı açılmış ise bu halde, dava sıfat yokluğundan reddedilemez. Mahkemenin, davayı diğer mecburi dava arkadaşlarına da teşmil etmesi için davacıya bir süre vermesi, davacı bu süre içinde davayı diğer mecburi dava arkadaşlarına da teşmil ederse davaya devam etmesi gerekir. Davanın teşmili müessesesi uygulamada ” dahili davalı ” olarak nitelendirilmektedir.
Dava niteliği itibariyle kişinin Anayasal Sosyal güvenliğine ilişkin olup yerleşmiş uygulamalar gereğince, işveren olduğu sonucu çıkan …’in yöntemince davaya katılması sağlanarak,davaya devam edilip,bu davalının ileri sürdüğü deliller dahi toplanıp, olayın iş kazası olup olmadığı konusunda bir karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş; Davacı …’e, …’in yöntemince davaya katılımının sağlanması için önel verilip, taraf teşkili bu şekilde tamamlandıktan sonra …’inde olaya ilişkin tüm delillerini toplamak, 16.05.2004 tarihinde meydana gelen yaralanma olayının … yönünden iş kazası olup olmadığını dava tarihinde yürürlükte olan 506 sayılı Yasanın 11. maddesi gereğince değerlendirip oluşacak sonuç gereğince bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,fazla alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine ,26.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.