YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/19945
KARAR NO : 2013/22043
KARAR TARİHİ : 28.11.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, yurtdışında çalışmaya başladığı tarihin Türkiye için de sigortalılık başlangıç tarihi olduğunun tespitine, borçlanma talebinin geçerli olduğunun ve borçlanma sürelerinin 5510 sayılı Yasa’nın 4/1-a kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin tespitine aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2) Dava, davacının yurt dışındaki sigortalılığı nedeniyle ülkemizdeki sigortalılık başlangıç tarihinin 15.02.1981 olduğunun ve Türk vatandaşlığından izinle çıkmadan önce yurt dışında geçen süreyi 5510 sayılı Kanun’un 4/1-(a) bendi kapsamında borçlanma hakkı bulunduğunun tespiti istemine ilişkindir. Davacı 05.08.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile borçlanmanın Kanun’un 4/1-(b) bendi kapsamında tespitini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının talep tarihinde Türk vatandaşı olma koşulu aranmaksızın borçlanma hakkı bulunduğunun ve 15.02.1982 tarihinin ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak tespitine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
5510 sayılı Kanun’un 38.maddesine göre malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık süresinin başlangıcı; sigortalının, 5417, 6900, 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20 nci maddesi kapsamındaki sandıklara veya 5510 sayılı Kanuna tâbi olarak malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa kapsama girdiği tarih olarak kabul edilir. Uluslararası sosyal güvenlik sözleşmeleri hükümleri saklıdır.
Bu Kanunun uygulanmasında 18 yaşından önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Bu tarihten önceki süreler için ödenen malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir.
3201 sayılı Kanun’un 17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı Kanun ile değişik 5.maddesinin son fıkrasında “Sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerini, bu Kanuna göre borçlananların, sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarih, ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmaz.” hükmü bulunmakta ise de 02.11.1984 tarihinde imzalanan ve 05.12.1984 tarihli 3241 sayılı Kanunla onaylanıp 01.04.1987 tarihinde yürürlüğe giren ve Anayasa’nın 90.maddesi uyarınca yöntemine göre yürürlüğe girmiş uluslararası sözleşme olarak 3201 sayılı Kanunun 5.maddesinden önce uygulanma önceliğine sahip bulunan 30 Nisan 1964 tarihli Türk Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesine Ek Sözleşmenin 29.maddesinin 4.bendi hükmü uyarınca yurtdışında ilk defa çalışmaya başlanılan tarihin ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
Türk vatandaşlarının yurt dışında sigortalılığa tabi oldukları ilk tarihin ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilebilmesi için sigortalılığın fiili (eylemli) çalışmaya dayanması gerekir.
Yurtdışında iken fiili (eylemli) çalışması bulunmadığı halde o ülkenin sosyal güvenlik mevzuatına göre yardım niteliğinde ödeme yapılan dönemler ile ev hanımı olarak geçen sürelerin ve prim kesintisi yapılmaksızın yurtdışında eğitim süresi olarak geçen sürelerin yurtdışında fiili çalışma nedeniyle sigorta kapsamına girmek olarak nitelendirilmesi mümkün olmadığından ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Somut olayda, davacının 15.02.1981-21.06.1982 tarihleri arasında “okul öğrenimi” (schulausbildung) gördüğü, uzun vadeli sigorta kollarına tabi olarak prim kesintisinin bulunmadığı ve prim kesintisine tabi fiili çalışmasının 01.09.1982 tarihinde başladığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yukarıda yer alan maddi ve hukuki olgular gözetilerek 15.02.1964 doğumlu davacının 18 yaşını ikmal ettikten sonra Almanya’da fiili (eylemli) çalışmasının başladığı 01.09.1982 tarihinin ülkemizde sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabulüne karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile … biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının (3.) bendinde yer alan ” 15.02.1982 ” tarihinin silinerek yerine ” 01.09.1982 ” tarihinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, 28.11.2013 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.