Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/3250 E. 2013/5821 K. 27.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3250
KARAR NO : 2013/5821
KARAR TARİHİ : 27.03.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, Kurumca düzenlenen ödeme emrinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, asgari işçilik incelemesi sonucu Kurumca tahakkuk ettirilerek davacıya tebliğ edilen prim ve gecikme zammından davacının sorumlu olmadığının tespiti ile ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
506 sayılı Kanun’un 79.maddesinin 13.fıkrasına ve 5510 sayılı Kanun’un 85.maddesinin 3.fıkrasına göre sigorta müfettişi tarafından, Kuruma bildirilmediği tespit edilen asgari işçilik tutarı üzerinden Kurumca resen tahakkuk ettirilen sigorta primleri bu Kanunun 80 inci maddesi de nazara alınarak işverene tebliğ olunur. İşveren, tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde Kuruma itiraz edebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazın reddi halinde, işveren, kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde yetkili iş mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvurulması prim borcunun takip ve tahsilini durdurmaz.
Kanunda öngörülen süre hakdüşürücü niteliktedir.
Kurumca asgari işçilik uygulamasının bir türü olan genel denetim sonucu belirlenen eksik işçilik tutarı üzerinden tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammının öncelikle işverene tebliği ve itiraz hakkını kullanması için Kanun’da öngörülen bir aylık sürenin beklenmesi, işverenin itirazı halinde ise Komisyon kararının verilmesi beklenilmelidir. Kanunda belirtilen biçimde prim ve gecikme zammı işverene tebliğ edilmeden ve işverenin itirazı hakkında Komisonca bir karar verilmeden önce Kurumun ödeme emri göndermesi mümkün değildir.
Somut olayda, Kurumun prim ve gecikme zammına ilişkin ödeme emrini 3.11.2009 tarihinde davacıya tebliğ ettiği ve eldeki davanın 7 günlük itiraz süresi içinde açıldığı anlaşılmakta ise de genel denetim sonucu tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammının davacıya tebliğ edilip edilmediği ve edilmiş ise davacının süresinde itirazı olup olmadığının mahkemece araştırılmadığı anlaşılmaktadır.
Prim ve gecikme zammının 506 sayılı Kanun’un 79.maddesinin 13.fıkrası ile 5510 sayılı Kanun’un 85.maddesinin 3.fıkrasına göre davacıya tebliğ edilmeden önce ödeme emri gönderilmesi mümkün olmadığı gibi tebliğ edilmesine karşın süresinde itiraz edilmediği takdirde Kurum alacağı kesinleşeceğinden mahkemece prim ve gecikme zammının davacıya tebliğ edilip edilmediği, tebliğ edilmiş ise işverenin süresinde itirazı ve buna dair komisyon kararı olup olmadığı araştırılmadan işin esasına girilerek … biçimde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş, Kurumdan genel denetim sonucu tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammının davacıya tebliğ edilip edilmediğini, tebliğ edilmiş ise davacının süresinde itirazı ve buna dair komisyon kararı olup olmadığını sormak, eldeki davanın yukarıda yer alan hukuki açıklamalar ışığında dinlenebilir olup olmadığını belirlemek, dinlenebilir olduğu sonucuna varılır ise yöntemince araştırma ve inceleme yaparak davanın esası hakkında bir karar vermekten ibarettir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.