YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15296
KARAR NO : 2012/7474
KARAR TARİHİ : 16.04.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğni iddia ederek feshin geçersizliğine, işe iadesine ve işe başlatmama durumuna ilişkin haklarının belirlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı işveren şirket davacının iş için kendisine teslim edilmiş olan şirket aracıyla kaza yaptığını, kaza sırasında alkollü olduğunu, tutanak tutulmadan kaza mahallini terk ettiğini, telefon kapalı olan davacıya ulaşılamadığını olay sebebi ile alınan ilk savunmasında hastaneye gittiğini belirttiğini bu hususta belge ibraz edemediğini ikinci kez alınan savunmasında hastaneye gitmediğini kabul ettiğini, bu şekilde gerçeğe aykırı beyanda bulunması ve kaza mahallini terketmesi sebebi ile kendisine duyulan güven sarsıldığından iş sözleşmesinin geçerli sebeple tazminatları ödenerek feshedildiğini, feshin yasaya uygun olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece davacının iş sözleşmesinin kaza mahallini terketmesi sebebi ile değil, performansı yetersiz görüldüğü için feshedildiği kanaatine varıldığı belirtilip aksi yöndeki davalı savunmasına itibar edilmediği belirtilip davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İş sözleşmesinin feshine ilişkin 21.01.2011 tarihli yazılı fesih bildirimi içeriğine göre; davacının iş sözleşmesinin işi gereği kendisine verilip zimmetlenmiş olan şirket aracını trafik kurallarına uygun olarak kullanmayıp kaza yaptığı ve kazadan sonra polis tarafından gerekli tutanak tutulmadan olay yerini terkettiği, hastaneye gitmek üzere olay yerinden ayrıldığını belirtmiş bulunmasına rağmen bu hususu belgeleyemediği ve davacının karşılıklı güven ilişkisini sarsıcı davranışlarda bulunduğu gerekçesi ile feshedilmiştir. Davalı işverenin sunduğu yazılı delillere ve özellikle trafik kaza tutanağına ve bilgisine başvurulan davalı tanık anlatımlarıyla tüm dosya içeriğine göre davacının 31.12.2010 günü iş için kendisine tahsis edilmiş olan şirket aracını trafik kurallarına aykırı olarak kullanması sonucu hasarlı trafik kazası yaptığı kazayı takiben olay yerini terkettiği ilk savunmasında hastaneye gittiğini belirttiği ancak bu hususu belgeleyememesi üzerine alınan ikinci savunmasında hastaneye gitmediğini kabul ettiği, kaza mahallini terk sebebi hakkında gerçek dışı beyanda bulunarak işverenin güvenini sarstığı, iş sözleşmesinin de bu sebeple feshedildiği anlaşılmaktadır.
Davacının iş sözleşmesinin özel yükümlüğüne aykırı davranmak ve gerçek dışı beyanda bulunarak iş sözleşmesini temelini oluşturan güven ilişkisini sarsmaktan dolayı feshedilmiş olup dosya içeriği ile sabit olan bu olgular gerek fesih biliriminde ve gerekse cevap dilekçesinde açıklanıp belirtilmiştir. Bu nedenle mahkemece bir davalı tanığının yanılgılı beyanına dayanılarak feshin söz konusu sebeplerden değil performans düşüklüğü nedeniyle yapıldığı yolundaki gerekçesinde isabet bulunmamaktadır. Kaldı ki yapılan işin niteliksizleşmesine ve verimin düşmesine yol açan ihmali ve kusurlu davranışlarında performans kavramı içerisinde değerlendirilmesinin mümkün olduğu dikkate alındığında davacının fesih sebebi yapılan davranışlarının aynı zamanda performansı etkileyeceği ve düşüreceği açık olup performans düşüklüğü yönünden olaya yaklaşıldığında da fesih bu açıdan da geçerli sebebe dayanmaktadır.
Davacının kazayı takiben trafik yasası kurallarını ihlal ederek olay yerini terketmesi ve hastaneye gitmediği halde hastaneye gittiği yolunda gerçek dışı beyanda bulunması fesih için haklı sebep oluşturmasına rağmen işverence bu olgular geçerli sebep sayılarak iş sözleşmesinin feshinde yasaya aykırılık bulunmadığından davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulü hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 60,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 16.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.