YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16841
KARAR NO : 2012/9775
KARAR TARİHİ : 14.05.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, iş sözleşmesinin 24/09/2010 tarihinde işverence sonlandırıldığını, fesih yazısında ekonomik sebepler ve işletmeden kaynaklanan sebeplerin gerekçe gösterildiğini, yapılan feshin haklı ve geçerli sebebe dayanmadığından feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacıya ücretsiz izin teklifinde bulunulduğunu, ancak davacının kabul etmediğini, fesih öncesi işçi temsilcileri ile yapılan mutabakatın 6. maddesinde belirtilen kendi isteği ile ayrılmak isteyenlerle ilgili duyuru da yapıldığını belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalı işverenin süresi belirsiz ücretsiz izin teklifinin kabul edilemez olduğunu, bu durumda iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız ve geçersiz olarak fesh edildiğinin kabulü gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
İş sözleşmesinin ikale ile sona erip ermediği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan iş güvencesi hükümleri işçiyi işverenin feshine karşı koruma amacını taşımaktadır. Sözleşmenin işverenin feshi dışındaki bir nedenle sona ermesi halinde iş güvencesi hükümleri uygulanamaz. Bu bağlamda sözleşme ikale (bozma sözleşmesi) ile sona ermişse işçi iş güvencesi hükümlerine dayanarak feshin geçersizliğine karar verilmesini talep edemeyecektir.
İkale, sözleşmenin tarafların ortak iradeleriyle sona erdirilmesidir. Niteliği itibariyle bir sözleşme olması nedeniyle ikale tarafların serbest iradelerine dayanmalıdır. Ayrıca ikale icabı işverenden gelmişse yasal tazminatlarına ilaveten işçiye ek bir menfaatın sağlanması(makul yarar) gerekir. Aksi halde iş sözleşmesinin ikale ile sona erdirildiğinden söz edilemez.
Somut uyuşmazlıkta, davalı iş yerinde işletmesel sebeplerle davacının da aralarında bulunduğu bazı işçilere ücretsiz izin verilmesinin kararlaştırıldığı, buna ilişkin 24/09/2010 tarihli bildirimin davacıya tebliğ edildiği, davacının bu bildirimin altına kendi el yazısıyla “Ücretsiz izin uygulamasını kabul etmiyorum, Bu sebeple iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatım ödenerek son verilmesini değerlendirilmelerinize sunarım” yazıp imzaladığı, işverence bu beyana dayanarak kıdem-ihbar tazminatları ödenmek suretiyle aynı tarihli fesih bildirimiyle iş sözleşmesinin sona erdirildiği anlaşılmaktadır. Davacı iradesinin fesada uğratıldığını da usulünce kanıtlayamamıştır. Bu durumda iş sözleşmesinin taraflar arasında yapılan bozma sözleşmesiyle sona erdiği açık olduğundan davanın reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkeme kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davanın REDDİNE,
3- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 530,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 14/05//2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.