Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/3115 E. 2011/3977 K. 26.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3115
KARAR NO : 2011/3977
KARAR TARİHİ : 26.04.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı,davalılardan işverene ait işyerinde 1.1.2000-17.10.2005 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, davalıya ait işyerinde 01.01.2000-17.10.2005 tarihleri arasında sürekli çalıştığının tespitini istemiştir.
Mahkemece istemin aynen kabulüne karar verilmiştir.
Gerçekten bu tür hizmet tespitine yönelik davaların Kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Yasal dayanağı dava tarihinde yürürlükte olan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesi(halen 5510 Sayılı Yasanın 86.maddesi)olan bu tür davalarda; öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin, işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin o dönemde gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlemeli, daha sonra çalışma iddiasının gerçeğe uygunluğu özel bir duyarlılıkla araştırılmadır. Çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirse de çalışmanın konusu, niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli ve dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde çalışan işyerinde kayıtlı bordro tanıkları yada komşu ve yakın işyerlerinde çalışan kayıtlı tanıklar olması sağlanarak çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. Bu yön Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 ile 30.04.2008 gün 2008/21-343-347 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda ise, açıklanan şekilde bir inceleme yapılmakla birlikte davacı adına 2000 yılında 101 gün,2002 yılında 67 gün,2003 yılında 116 gün … bölgesine ait olduğu belirtilen iki ayrı işyerinden Kuruma yapılmış bildirimler olduğu halde mahkemece bu işyerleri çalışmalarının aynı işveren nezdinde geçen çalışmalar olup olmadığı araştırılmaksızın ve çifte sigortalılık oluşturacak şekilde hüküm kurulduğu açıktır.
Yapılacak iş; yukarıda açıklanan şekilde davacının tespite karar verilen süreleri içersinde kalan başka işyerleri bildirimlerine dair belgeler dosyaya eklendikten sonra bu sürelerin dışında kalan süreler yönünden, gerektiğinde iş ve sosyal güvenlik hukuku konusunda uzman başka bir bilirkişiden varsa çalışma dönemleri ve bildirimsiz sürelere ait çalışma dönemlerini gösterir, yöntemince raporda alınarak sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece söz konusu fiili ve hukuki gerçekler ve özellikle 5510 Sayılı Yasanın 86. maddesi hükümleri dikkate alınmadan eksik inceleme ve araştırmayla çifte sigortalılık yaratacak şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,26.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.