Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/14263 E. 2013/20911 K. 18.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14263
KARAR NO : 2013/20911
KARAR TARİHİ : 18.11.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi davalılar vekilince de duruşmalı, olarak talep edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davacı vekilinin tüm, davalının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, 172.414,58TL maddi, 30.000,00TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir
Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının, maddi zararının hesabında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarından saptanacağı, işçinin imzasının bulunmadığı iş yeri ve sigorta kayıtlarının nazara alınamayacağı, işçinin imzasının bulunduğu ücret tediye bordrolarının bulunmaması durumunda işçinin yaşı, kıdemi, mesleki durumu dikkate alınarak, emsal işi yapan işçilerin aldığı ücret göz önünde tutularak belirlenmesi gerektiği, Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda, davacının soğuk demir ustası olduğu, davacı vekilince sigortalının kaza anında aylık 2.500,00TL ücretle çalıştığının bildirildiği, davacının Kuruma bildirilen ücretinin yasal asgari ücret olduğu, hükme esas alınan 26.03.2013 tarihli hesap raporunda davacının … Sıvacı Boyacı ve İnşaatçılar Esnaf Odası tarafından bildirilen ve asgari ücretin yaklaşık 3,31 katı ücretten hesaplamanın yapıldığı ve bakiye 172.414,58TL karşılanmamış davacı zararı hesaplandığı görülmektedir.
Maddi tazminat davasına etkileri gözetildiğinde kazalı çalışanın gerçek ücretinin tespiti hem davacı hem de davalı yan bakımından son derece önemlidir. Zira asgari ücret üzerinden yapılacak hesaplama ile onun misli üzerinden yapılan hesaplamalarda çok farklı tazminat değerlerinin ortaya çıkacağı izahtan varestedir. Bu durumda Mahkemelere düşen en önemli vazifelerden bir tanesi de sigortalının gerçek ücretini hiçbir ihtilafa mahal vermeyecek biçimde ortaya koymaktır. Böylesine kapsamlı bir araştırma bir yönüyle davacının hakkının zayi olmasına engel teşkil edecek diğer yönüyle de kazalının hak etmediği tazminatlara kavuşmasının ve böylelikle sebepsiz zenginleşmesinin önüne geçilecektir.Hal böyle olunca davacı sigortalının ücretinin ayrıntılı bir şekilde araştırılmadan ilgili meslek odası olarak yalnızca … Sıvacı Boyacı ve İnşaatçılar Esnaf Odası’nın bildirdiği ve günlük 75TL ücretin esas alındığı 26.03.2013 tarihli hesap raporunun hükme dayanak yapılması doğru olmamıştır.
Yapılacak iş; davacının yaptığı iş, yaşı, kıdemi belirtilmek suretiyle yine …’da bulunan farklıca ilgili meslek odalarından da olay tarihinde kazalı işçinin alabileceği emsal günlük net ücretleri sormak, buradan gelen neticelere göre sigortalının maddi zararını yeniden hesaplatmak, davacının maddi tazminat davası bakımından 07.06.2013 tarihli hükmü temyiz etmeyip bu noktada davalı yararına doğan usuli kazanılmış hak durumunu da gözeterek ilk kararda hüküm altına alınan maddi tazminat miktarını geçmemek üzere bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin … şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalılar vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine
18.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.